T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elinde iken kaybolan ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait, ... keşide tarihli, ... seri numaralı ve 80.000,00-TL bedelli çekin müvekkilin rızası hilafına elinden çıkmış ve kaybolduğunu, davalı tarafından işbu çekin ...
27.İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği ve müvekkili şirket aleyhine haciz işlemleri gerçekleştirildiğini ve yine çekin kaybı üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu ve çekin iptali için ...
4.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)'nin... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalı yanın, müvekkilin rızası dışında elinden çıkan çeki, gerekli ticari özeni göstermeksizin ve ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini, davalı, bir faktoring şirketi olup, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, devraldığı alacağın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığını araştırmakla yükümlü olduğunu, ancak davalının, basiretli bir tacir gibi davranmayarak çekin ciro silsilesindeki kopuklukları veya şüpheli durumları göz ardı ettiğini ve çeki takibe koyduğunu, davalı tarafından başlatılan ...
27.İcra Dairesi...E. sayılı icra takibinin kesinleştiğini ve müvekkil şirket aleyhine haciz işlemleri uygulanmış olması neticesinde müvekkili şirketin, ticari itibarının zedelenmemesi ve mallarının haczedilmemesi amacıyla, borçlu olmadığı halde yoğun haciz baskısı ve icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkili tarafından 01.10.2025 tarihinde toplam 111.021,40 TL tutarındaki bedelin icra dosyasına ödendiğini, çek iptali davasının görüldüğü ...
4.Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ...esas sayılı dosyasının 11/02/2026 tarihli celsesinin (3) nolu ara kararı uyarınca, işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu beyanla davanın kabulü ile müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ...
27.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı 111.021,40 TL'nin, ödeme tarihi olan 01.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Dava, henüz taraf teşkili ve dilekçe teatisi aşamasındadır. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava istirdat istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.''
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanın icra tehdidi altında ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olduğu, bu nedenle eldeki davanın dava tarihi itibariyle "dava şartı olarak arabuluculuk" kapsamında olduğu ve Mahkememizin 05/03/2026 tarihli dosya inceleme tutanağının (1) numaralı ara kararı ile; ''6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. fıkrası gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının ıslak imzalı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için davacı vekiline işbu tutanağın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin davacı vekiline işbu tutanağın tebliği ile birlikte ihtarına (ihtar edilemedi, tebliğ ile ihtarın yapılmış sayılmasına)" karar verildiği, işbu dosya inceleme tutanağının davacı vekiline 11/03/2026 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilince arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; eldeki davanın dava tarihi itibariyle arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olmasına karşın davacının davayı açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, zira Mahkememizce davacı tarafa arabuluculuk son tutanağını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunmasına ilişkin süre verilmesine karşın davacı vekilince arabuluculukta anlaşılamadığına ilişkin anlaşamama SON tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığının görüldüğü, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ile dava şartı arabuluculuk sürecinin, 6100 sayılı HMK'nun 115/2 ile 115/3 maddeleri çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir. Bir başka ifadeyle, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bu nedenlerle Mahkememizce 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115/2-3 maddeleri ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin...tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı) Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /
1.Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 1.895,97-TL harçtan mahsubu ile kalan 1.163,97-TL'nin hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5.HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/03/2026
Katip
¸
Hakim
¸