T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1472
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.06.2023
NUMARASI : 2023/116 E. - 2023/406 K.
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.06.2023 tarih 2023/116 E. - 2023/406 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili, davalı ...'ın şirkette ortak sayısını artırıp kanunda aranan ağırlaştırılmış yeter sayıları sağlamak amacıyla Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesiyle 3.000,00 TL bedelli 3 adet hissenin davalı ...'a devretmek amacıyla 14.01.2023 tarihli saat 10.00 daki genel kurulda usulsüz olarak pay devri yönünde karar almaya ve bunu tescil ettirmeye çalıştığını, genel kurul toplantısı sırasında henüz gerçekleşmemiş pay devrinin onaylanması yönünde karar alınmaya çalışıldığını belirterek henüz gerçekleşmeyen bir pay devrinin onaylandığı 14/01/2023 tarihli genel kurul toplantısındaki geçersiz pay devrinin kabulüne ilişkin 3.maddesinin hükümsüzlüğünün tespitine, geçersiz devredilen payların kime ait olduğunun tespit edilerek muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve şirket vekili, davanın süresinde açılmadığını, genel kurul toplantısı üzerinden 1 aylık süre geçtikten sonra davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davalı yetkili ortağın ortaklık sermayesi itibarıyla alınan kararın geçerli olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/369 E sayılı dosyasıyla ortaklık şirketinin iflasını isteyerek şirketinin imajını önemli derecede sekteye uğrattığını, davacının amacının payını davalı şirket yetkilisi ...'a yüksek bedellerle satmak olduğunu, davacıya şirket ortaklığı payını devrederek çıkması ya da mevcut payın devrinin alınmasının teklif edildiğini ancak davacı ortağın şirketin iflasını istediğini, davacının davalı şirketin karar almasını, ayrılma akçesi karşılığı ortaklıktan ayrılma davasını da engellemek adına kötü niyetli hareket ettiğini, bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 14/01/2023 tarihli genel kurul toplantısının yapıldığı tarih ve saatte resmi şekilde henüz gerçekleştirilmemiş hisse devri sözleşmesinin gündeme alındığı ve davalı ...'ın 3 adet hissesini davalı ...'a devretmesi işleminin oy çokluğu ile kabulüne karar verildiği, genel kurul kararının tesis edildiği tarihte henüz resmi şekilde yapılmış bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığı,
TTK'nun 595/1.madde hükmüne göre, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapıldığı ve tarafların imzalarının noterce onandığı, limited şirket hissesinin devrine ilişkin "yazılılık" şartının geçerlilik şartı olup emredici nitelikte olduğundan henüz geçerli bir limited şirket hisse devri sözleşmesi bulunmadığı halde dava konusu 14/01/2023 tarihli genel kurul toplantısının 3.gündem maddesi ile alınan İzmir 38.Noterliğinin 14/01/2023 gün 1586 yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi"ne konu 3.000,00 TL bedelli 3 adet hissenin davalı ... tarafından davalı ...'a devrinin kabulüne ilişkin kararın hükümsüz olduğunun kabulüne, anılan genel kurul kararının iptali talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, kararın mahiyetine, hukuki sonucuna ve etkisine göre, geçersiz hisse devri yapıldığının tespiti talebi ve geçersiz devredilen payların kime ait olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi talepleri konularında ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davalılar vekili, toplantı tarihinde geçerli hisse devrinin yazılı olarak yapıldığını, tarafların imzalarının onaylanmasının genel kurul toplantısından önce mi yoksa sonra mı olması gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, mahkemenin yorumunun hatalı olduğunu, genel kurul toplantısının başlangıç saatinin 10:00 olup, hisse devir sözleşmesinin yapıldığı saat 13:35'in toplantı sonrası olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, toplantı devam ederken sözleşmenin imza onayının yapılmasının yeterli olduğunu, mahkemece hatalı değerlendirmeyle hisse devrinin batıl olduğunun tespitinde hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava,
TTK'nun 445. Maddesi gereğince genel kurul kararının batıl olduğunun tespiti ve iptali; bu genel kurul kararına konu şirket hissesi devrinin geçersiz olduğunun tespiti, devre konu payların kime ait olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesi istemlerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle pay devri sözleşmesine konu 3 adet hissenin davalı ... tarafından davalı ...'a devrinin kabulüne ilişkin kararın hükümsüzlüğünün tespitine, genel kurul kararının iptali ile muarazanın giderilmesi talepleri konularında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, tarafların davalı şirkette hissedar oldukları, davalı şirketin 14/01/2023 tarihinde saat 10.00 da gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısının 3.gündem maddesiyle davalı ...'ın 3 adet hissesinin davalı ...'a devrinin oy çokluğuyla kabulüne karar verilmesine karşın, söz konusu 3.gündem maddesine konu hisse devir sözleşmesinin 14/01/2023 tarihinde saat 13.35 te onaylandığı, bu şekilde mahkemece toplantının yapıldığı tarih ve saatte henüz gerçekleşmemiş olan pay devri işleminin genel kurul toplantısının 3. maddesiyle kabulü yönündeki kararın hükümsüzlüğünün tespitine, söz konusu duruma göre genel kurul kararının iptali ve muarazanın giderilmesi talepleri yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, henüz gerçekleşmemiş olan pay devri işleminin davaya konu genel kurul toplantısının 3.gündem maddesiyle kabul edildiğinin tespit edilmiş olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
1.Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davalılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.