3. Ceza Dairesi 2025/8330 E. , 2026/137 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2022/16698 esas, 2025/11232 karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2025 tarihli ve KD - 2025/98028 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İtiraza konu olan husus, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, savunma hakkının ihlal edilip edilmediğine ilişkindir. İtiraza konu olayla ilgili olarak yapılan incelemede; Sanığın savunmasının 04.10.2017 tarihli celse de müdafii huzuru ile alındığı, ancak hükmün açıklandığı 26.12.2018 tarihli son celsede, sanığın ücretini ödeyemediği için müdafiinin duruşmaya katılmayacağını ve müdafii talebinin olmadığını beyanı karşısında sanığa zorunlu müdafii atanıp yargılamaya devam edilerek hükmün açıklanması gerekirken sanık hakkında müdafiinin yokluğunda mahkûmiyet kararı verildiği görülmüştür.
İlgili mevzuat ve yargı kararları dikkate alınarak somut olayla ilgili yapılan incelemede; yüklenen suçun niteliği ve öngörülen ceza miktarı itibarıyla Kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada, CMK’nın 188. maddesinin birinci fıkrası gereğince sanık müdafiinin duruşmaların yapıldığı sırada hazır bulunmasının zorunlu olduğu ve ücretinin ödenmemesi nedeniyle kararın açıklandığı celseye müdafiin katılmadığı, bu haliyle CMK’nın 216. maddesi uyarınca da sanık müdafiinin yokluğunda hükmün açıklanamayacağı, duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken sanık müdafiinin yokluğunda, yeni bir müdafii görevlendirilmeden ya da müdafii temini için oturum ertelenmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunduğu ve bu durumun 5271 sayılı CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hâllerinden biri olduğunun gözetilmemesi sebebiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığından cihetle, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne dair istinaf isteminin esastan reddine dair kararın bozulması gerektiği düşünüldüğünden, Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2022/16698 esas, 2025/11232 karar sayılı ilamının kaldırılarak sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükmün onanmasına karar verilmesine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında, dairemizin karar tarihi 15.04.2025 yerine 13.03.2020 yazılmış ise de bu hususun maddi hata olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yargıtay (Kapatılan) 16 . Ceza Dairesi ve Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği üzere, kovuşturma aşamasında kararın açıklandığı son celsede kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi uyarınca da hakkında resen bir müdafii görevlendirilmeyen sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanması yapıldığı dikkate alındığında, CMK'nın 101/7. maddesinin 2. fıkrası ve 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği anlaşılmakla, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2022/16698 esas, 2025/11232 karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,
3.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.