Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Ceza Dairesi         2021/41367 E.  ,  2026/665 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/1198 E., 2020/460 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece

İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2018 tarihli ve 2017/85 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d, 62, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL. adli para cezası, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararı 5271 sayılı CMK'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın atılı suçlardan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri:

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında mağdurun beyanının alınmadığı, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra mağdurun şikâyetinden vazgeçmesinin gerçek sebebinin belirlenemediği, sanığın mağdur tarafından senet masasına bırakıldıktan sonra yaptıkları telefon görüşmesinde mağdurun senedi kendisinin bıraktığını söylediğini iddia etmesi karşısında, sanık ve mağdurun suç tarihlerindeki HTS kayıtlarının alınmadığı ve sanık ile mağdur arasında herhangi bir telefon görüşmesinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, eksik inceleme ve araştırma sonucu sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak ayrı ayrı beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe:

Sanığın suç tarihinde ...'de oto tamircisi olduğunu beyan etmesine rağmen, işletme adını ve açık adresini bildirmemesi, o tarihte yanında çalışan 7-8 kişinin isimlerini dahi hatırlamadığını beyan etmesi, mağdurun tır şoförü olduğu ve kendisine tır tamiri yaptırdığını, bundan dolayı mağdurdan 7.500 Euro alacaklı olduğunu beyan etmesine rağmen mağdurdan olan yüksek tutarlı alacağını delillendirecek herhangi bir fatura makbuz ibraz edemediği, mağdur vekilinin sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildikten sonra sunduğu şikayetten vazgeçme dilekçesi incelendiğinde, mağdurun bahse konu senedi sonradan hatırladığını, önceden çalıştığı ... Nakliyat isimli firmanın işe girerken kendisinden teminat senedi olarak aldığı senet olduğunu beyan etmesine rağmen, mağdurun İstanbul 8. İş Mahkemesinde davalı sıfatıyla ...'a ve ... Nakliyat'a açtığı menfi tespit davasında, davalı ... Nakliyat vekilinin bahse konu senetle şirketin bir alakasının bulunmadığını beyan etmesi ve davacı ...'ın bu davadan da feragat etmesi sonucu 06.02.2018 tarihinde davanın reddine karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; mağdurun mahkumiyet hükmünden sonra şikâyetinden vazgeçmesinde gözetildiğinde maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için; öncelikle mağdurun detaylı beyanına başvurulması, mağdur ve sanığın görüşme yapıp yapmadığına dair suç tarihindeki HTS kayıtlarının alınması, ... Nakliyat firmasının suç tarihindeki yetkilisinin dinlenerek sanığa tır tamiri yaptırıp yaptırmadıklarının sorulmasından sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini kaldırarak ayrı ayrı beraatine karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog