Esas No
E. 2025/979
Karar No
K. 2026/192
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/979 Esas
KARAR NO: 2026/192
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2025
KARAR TARİHİ: 19/02/2026
YAZIM TARİHİ: 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ....., Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak müşterilerine muhasebe iş ve işlemlerinde destek olarak faaliyetini sürdürdüğünü, ancak davalı, müvekkiline temmuz ayı muhasebe ücretinin vadesi geldiği halde, bu faturalara yansıyan borcunu ödemediğini, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının davalının kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, itirazın iptalini, davalı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, tüm delil ve belgeleri 25.08.2025 tarihinde düzenleyip akabinde icra takibi yaptığını, davacının kötü niyetli olduğunu, icra takibine dayanak belgeleri ve faturaların kötü niyetle hazırlanıp icra takibine verildiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. ARAŞTIRMA;

1.Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/10/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2025 yılı Temmuz ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.

2.İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03/11/2025 Tarih ve ......Sayılı yazısı ile; davacının tacir kaydının bulunmadığı bilgisi verilmiştir.

3.Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03/12/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davacının 2024 GV beyanı getirtilmiştir.

4.Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08/12/2025 Tarih ve ..... Sayılı yazısı ile; davalının 2025 yılı Temmuz ayına ait Ba-Bs formları getirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkin olup, tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır Davacı, dava dilekçesinde davalıya serbest muhasebeci mali müşavir olarak hizmet verdiğini, bu kapsamda fatura düzenlediğini, davalının fatura borcunu ödemediğini iddia etmektedir.

Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır. Gelen yazı cevapları incelendiğinde, davacının muhasebe ve defter tutma faaliyetlerinden mükellef olduğu, serbest meslek kazanç defteri tuttuğu, buna göre muhasabeci mali müşavir olarak serbest meslek erbabı olduğu, tacir olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmıştır.

HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme ,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.

TTK'nun 4. maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle), nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre, "her iki tarafın tacir olduğu ve iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davalı ticaret şirketi ise de, davacı tacir değildir ve muhasabeci mali müşavir olarak davalıya verdiği hizmet kapsamında talepte bulunmaktadır Yukarıda belirtildiği, davanın nispi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Görev, dava şartı olması sebebiyle mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. HMK'nın "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesine göre; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir."

Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, somut olay değerlendirildiğinde, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davacının tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, netice itibariyle açılan davada Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olaması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davada HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartının yokluğu nedeniyle, HMK nun 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

2.Görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi durumunda, kesinleşmesinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE; -Görevsizlik kararının istinaf yasa yolundan geçmek suretiyle kesinleşmesi durumunda, istinaf başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE içerisinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edildiği takdirde, yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece karara bağlanmasına,

4.Dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememize süresinde müracaat edilmemesi halinde, HMK 20 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ile HMK 331/2 maddesi gereği talep edilmesi halinde dosya üzerinden davaya bir başka mahkemede devam edilmediği tespiti yapılıp davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edileceğinin İHTARINA,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026 Katip ......

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog