10. Hukuk Dairesi 2025/11426 E. , 2026/382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi...'nın, 04.08.1978 tarihinde askere alınıp 19.04.1980 tarihinde terhis edildiğini, Aksaray-... köyünde çiftçi mallarını koruma bekçisi olarak çalıştığını, 09.03.2004-29.03.2009 tarihleri arasında 5 yıl ... köyünde muhtarlık yaptığını, murisin köy muhtarı seçildiğinin tespiti ile 01.10.2008 tarihi itibarı ile 0...9 Bağ-Kur numarası ile sigortalılığının başlatıldığını, 11.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, davacının 31.10.2018 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma başvuruda bulunarak eşi olan...'nın vefatı nedeni ile kendisine ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiğini, davalı SGK İl Müdürlüğünce verilen 02.11.2018 tarihli cevapta talebin reddedildiğini, muris...'nın Mart 2004'de yapılan mahalli idareler genel seçimleri sonucunda seçilerek 29.03.2009 tarihine kadar Aksaray Merkez ... köyünde 5 yıl muhtarlık yaptığını, murisin köy muhtarlığındaki hizmetlerinin 01.10.2008 tarihi itibarı ile 0...9 Bağ-Kur numarası ile başlatıldığını, davacının tahsis talebi ile ilgili şartların gerçekleştiğini beyan ederek, davalı Kuruma ait 02.11.2018 tarih ve 61002763-205.03.01-E.14656767 sayılı yazılarla tesis edilen işlemin iptali ile davacının murisi olan...'nın çalışma sürelerinin sigortalılığında değerlendirilerek hizmetlerinin tespitine ve davacının vefat eden eşi...'dan dolayı dava tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmayı hak ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesinde, bu Kanun'un 4. maddesine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescil yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlayacağının öngörüldüğünü, söz konusu düzenlemenin muhtarları da kapsadığını, 2108 sayılı Kanun'un borçlanmaya ilişkin 5. maddesi hükmünün 5510 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlükten kaldırıldığını, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince davacının murisinin 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi hükmüne göre sigortalı olduğunu, davacı ya da davacının murisinin 6 aylık sürede muhtarlık sürelerini bildirmediği için 29.03.2004-01.10.2008 tarihleri arasındaki muhtarlık sürelerinin ihyasının da mümkün olmadığını, ayrıca davacının murisinin 4/a kapsamında zaten ölüm aylığı şartların haiz olmadığı için de talebinin reddedilmiş olduğunu ve yasal mevzuata göre yapılan işlemin yerinde olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun davacı murisinin muhtarlık yaptığı dönemin 1479 sayılı Kanun uyarınca tespiti ile ölüm aylığı bağlanmasına yönelik davacının başvurusunun reddedilmesine yönelik kurum işleminin iptali istemine ilişkin olduğundan davalılar ... ile ... yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacı murisinin 5 yılı aşan sigortalılık süresi mevcut ise de her türlü borçlanma süreleri hariç toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödemesi bulunmadığından, davacıya 31.10.2018 tarihli talebine istinaden ölüm aylığı bağlanmasının mümkün bulunmadığı dolayısıyla davalı Kurumun davacının ölüm aylığı talebinin reddine ilişkin 02.11.20 18... 763 - 205.03.01 - E.14656767 sayılı işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle Kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarının uygunlaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olmasına göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davcı vekili temyiz dilekçesinde;
eksik araştırmaya dayalı karar verildiğini beyanla bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının murisi eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanması amacıyla Kuruma yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yatırılan temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.