11. Hukuk Dairesi 2025/2859 E. , 2025/7578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.12.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılmış olup hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketle 18.02.2014 tarihinde beş adet 2008 ... marka çekicinin yine beş adet ... marka dorse alımı konusunda sözleşme imzalandığını, ilgi sözleşme gereği müvekkilinin davalıya 500.000,00 ABD doları nakit ödeme yaptığını, 18.02.2017 tarihine kadar sözleşme konusunun davalı tarafından ifa olunacağını, ifa esnasında da müvekkilinin 250.000,00 ABD doları daha ödemesi konusunda tarafların anlaştıklarını, müvekkilinin müteaddit defalar davalıdan araçların devrini talep etmesine rağmen davalının devre yanaşmadığını, ileri sürerek sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıdan müvekkilinin ödemiş olduğu 500.000,00 ABD doları alacağı ve sözleşme cezası olan 75.000,00 ABD doları cezai şart alacağının fiili ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödenmesine, bu miktara Devlet Bankalarının ABD dolarına bir yıl vadeli hesaplara uyguladığı en yüksek faiz oranına göre faiz işletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirketin yönetim kurulu başkanının ve imza yetkilisinin ... olduğunu, kardeşi ...'nun şirket ortağı olduğunu, yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığını, muhasebe işleriyle ilgilendiğini ancak münferit olarak temsil yetkisinin olmadığını, ...'nun yurt dışına çıkarken birkaç tane boş, antetli kağıdı imzalayarak kardeşi ...'na bıraktığını, ...'nun 01.10.2002 tarihinde ortaklıktan ve şirketten ayrıldığını, davacının sunduğu belgenin de ... tarafından "ya ... tarafından altı imzalı olarak verilen boş kağıda doldurulmak suretiyle" ya da "...'nun imzası taklit edilmek suretiyle" düzenlendiğini, belgedeki imzayı kabul etmediklerini, antetteki adresin 04.08.2011 tarihinde değiştirildiğini, bu nedenle belgedeki adresin sözleşme tarihinde geçerli olmadığını, bu durumun belgenin yazılı olduğu kağıdın eski olduğunun ve sonradan doldurulduğunun açık göstergesi olduğunu, sözleşme içeriğinin de mantıksız olduğunu, 500.000,00 USD ödendiği iddiasının gerçek olmadığını, elden bu miktarda bir para ödenmeyeceğini, davacının bu miktarda bir para verecek ekonomik durumunun olmadığını, sözleşmede öngörülen araçların yıl ve marka bilgisi dışında bilgi bulunmadığını, sözleşmenin düzenlediği tarihte şirket yetkilisi ...'nun ameliyat sonrası evde istirahatte olduğunu, sözleşme geçerli olsa bile cezai şartın geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından hazırlanan 04.01.2021 tarihli raporda söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davaya konu araç satış sözleşmesindeki imzaların şirketin eski ortağı ... tarafından taklit edilmek suretiyle düzenlendiği iddiasıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmuş ise de kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, savcılık kararına yapılan itirazın da reddolunduğu ve takipsizlik kararının 28.02.2022 tarihinde kesinleştiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu 500.000,00 ABD doları tutarındaki tahsilat kaydına rastlanmadığı, davacı ile ticari ilişki emaresinin bulunmadığının tespit edildiği, sözleşmede satıcı kısmındaki imzanın ...'na ait olmadığını ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu ve aksinin davalı tarafça geçerli delillerle kanıtlanamadığı, trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin geçerliliğinin resmi şekilde yapılmalarına bağlı olduğu, bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersiz olduğu, tarafların sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebileceği, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak kararlaştırılan cezai şartın da geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 500.000,00 ABD doları alacağın, dava tarihinden alacağın tamamen tahsil edileceği tarihe kadar işleyecek Devlet Bankalarının ABD doları cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki ... Bankası efektif satış kuru TL karşılığı eklenmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 75.000,00 ABD doları cezai şart istemi ile faizin başlangıç tarihine ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, adi yazılı araç satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.