11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/5438 E. , 2015/12846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2015
NUMARASI : 2012/184-2015/12
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2012/184-2015/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin birçok sınıfta tescilli tanınmış ..... markasının, ayrıca ''.........'' ibareli kelime markalarının ve ''.............'' ibareli ambalaj markasının bulunduğunu, davalıların bu markalar ile iltibas yaratacak şekilde, aynı içerikte ve aynı/benzer ambalajda ''..........'' ibaresiyle çikolata üretip pazarladıklarını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve önlenmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kesinleşmiş mahkeme kararlarında yer alan tespitler de gözönünde bulundurularak, ''..............'' kelimesinin küçük taneler halinde tek tek veya birkaç tanesi bir kutu içinde satılan çikolata ürünleri için vasıf bildirici olduğu, ambalaj üzerindeki büyük ölçekte kullanılan ürün görselinin ve farklı şekilde yazılmış bulunan markanın, renklerdeki benzerliğe rağmen davalı ambalajını davacı markasından ayırdığı, davacı markasında yer alan kırmızı rengin güçlü bir ayırt ediciliğinin olmadığı, davalı ambalaj kullanımının davacının 96/019974 tescil numaralı markasından kaynaklanan marka hakkını ihlal etmediği ve bu suretle haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 556 sayılı KHK'nın 5/son maddesi uyarınca markanın mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilecek olmasına, ancak bu durumda marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari bir hak sağlamayacak bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.