12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2015/253 E. , 2015/15010 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 12 - 2014/185839
Mahkemesi : Düziçi Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2014/23-2014/83
Suç : Taksirle öldürme
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın eşi olan tanık G.. T..'ün “Bahçe Asliye Ceza Mahkemesince talimat yolu ile 28/02/2014 tarihinde beyanı alınırken tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı olduğu hatırlatılmadan, yemini yaptırılarak dinlenilmesi sureti ile CMK'nın 45/1-b. ve 51. maddelerine aykırı davranılması” dosyadaki diğer deliller ve tanık G.. T..'ün olaya ilişkin olarak “...Kaza anında yan tarafta bulunan markete baktığım için kaza anını göremedim” şeklindeki beyanı karşısında,sonuca etkili bulunmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, gündüz vakti, meskun mahalde, bölünmüş, tek yönlü, 7,5 metre genişliğindeki, 55 km hız sınırı bulunan caddede sanığın idaresindeki ......plakalı aracı ile ...... Bulvarı üzerinde Osmaniye istikametine seyir halinde olduğu esnada ....Petrolü geçer geçmez ölen T.. A..'nın aniden yola çıktığı ve mesafenin az olmasından dolayı T.. A..'ya çarptığı olayla ilgili olarak, sanığın aşamalardaki savunmalarında hızının fazla olmadığını, kusurunun bulunmadığını, ölenin orta refüjdeki ağaçların arasından aniden karşıya geçmek için yola doğru koşması ve mesafenin de çok az olması nedeniyle frene basamadan çocuğa çarptığını belirtmesi, çocuğun annesi Nimet'in de aracın hızlı geldiğini belirtmekle birlikte ifadesinde “…olay günü ben bebek arabasını sürmekteydim, ölen de benim elimden tutmuş şekilde yanımda yürümekteydi, biz bu şekilde bölünmüş yolun bir kısmını katedip orta refüje geldiğimizde, benim diğer küçük oğlum yolun karşı tarafından bizi çağırınca, ölen oğlum Tuncay elimi bırakıp aniden yola fırladı,...” şeklindeki beyanları ile olayı bizzat gören tanık Z.. Y..'ın çocuk ile annesinin geçmek istedikleri yolun karşı tarafında katılanların tanıdıkları olan çocuk olduğunu, ölen çocuğun katılan Nimet'in yanından hızlı bir şekilde yola girdiğini, bu esnada 40-45 km hızla giden ve aşırı bir sürati bulunmayan sanığın kullanmış olduğu aracın aniden yola çıkan ölene çarptığını belirtmesi, yine olay yerinde elde edilen kamera kayıtlarının heyetçe izlenmesinde ve çözümünde çocuğun yola aniden çıktığının görülüp tespit edilmesi ve olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda çocuğun yola aniden çıkması ve fren için yeterli zaman ve mesafenin bulunmaması, aracın ön kaput kısmında oluşan hasarın nitelikli olmayışı ve olay yerinde fren izi ve araç parçalarının da bulunmaması, ölenin bulunduğu orta refüjde sürücünün uzaktan yayaları görmesini engelleyebilecek küçük ağaçların olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığa kusur atfedilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, oluşa ve dosya kapsamına uygun düşen bu bilirkişi raporuna itibarla sanığın beraati yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 07.01.2014 tarihli “sanığın seyri sırasında yayaların yola girebileceğini öngörerek klakson ile yayaları ikaz etmesi ve teyakkuzla seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmediğinden tali kusurlu olduğu” yönündeki rapora itibar edilerek, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.