10. Ceza Dairesi 2007/693 E., 2007/7075 K.
10. Ceza Dairesi 2007/693 E., 2007/7075 K.
İDDİANAMENİN İADESİ
ÖN ÖDEME
PARA CEZASI
5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 4 ]
5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ ... [ Madde 5 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 174 ]
"İçtihat Metni"
Çek defterlerini iade etmemek suçundan şüpheli Meral hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen Alanya CBaşsavcılıgı'nın 05.09.2006 gün ve 2006/5471 soruşturma, 2006/2320 esas, 2006/819 iddianame sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin (Alanya Birinci Sulh Ceza Mahkemesi)'nin 18.09.2006 gün ve 2006/506 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itiraz üzerine, kararın yerinde görülerek itirazın reddine dair (Alanya Dördüncü Asliye Ceza Mahke-mesi)'nin 25.09.2006 gün ve 2006/104 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlıgı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 06.12.2006 gün ve 57596 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 05.01.2007 gün ve 2006/314101 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, "Dosya kapsamına göre, çek karnesini iade etmemek şeklinde belirlenen eylem sebebiyle Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan 22.08.2006 tarihli ön ödeme teb-ligatındaki 350 Yeni Türk Lirası olan para cezası miktarının 5252 sayılı Ka-nun'un 5/2. maddesi gereğince 450 Yeni Türk Lirası olması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, Yargıtay Onuncu Ceza Dairesi'nin 29.06.2006 tarihli ve 2006/7341-8908 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesinde 31.12.2002 tarihine kadar yürürlüğe girmiş kanunlarda bulunan para cezalarındaki artış düzenlenmiş olup, bu tarihten sonraki para cezalarında herhangi bir artış öngörülmemiş olduğu gibi, anılan Kanun'un 5. maddesindeki para cezalarının alt sınırının 450 Yeni Türk Lirası, üst sınırının 100.000 Yeni Türk Lirası olacağına ilişkin kuralın ise, kanunlarda alt ve üst sınırlardan birisi veya bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte, alt ve üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektiren hallerde uygulanacak olması karşısında, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ön ödeme tebligatındaki para cezası miktarının doğru olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Alanya Dördüncü Asliye Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.12.2005 tarihli ve 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5. maddesinin12. fıkrasında, nispi nitelikteki adli para cezaları hariç olmak üzere, adli para cezalarında, cezanın alt sınırının 450 milyon, üst sınırının ise 100 milyar Türk Lirası olarak uygulanacağı belirtilmiş ve bu şekilde özel yasalar da düzenlenmiş olup, adli para cezasını gerektiren suçlarda 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren para cezasının alt sınırı 450 milyon liraya, üst sınırı ise 100 milyar liraya çıkarılmıştır. İddianameye konu eyleme ilişkin suç tarihinin 22.06.2005 olması karşısında, mahkemece asgari para cezanın 450 YTL olması gerektiği yönündeki görüşü yerindedir.
Ancak; inceleme konusu somut olayda, öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, CSavcılığı'nca yapılan ön ödeme ihtaratındaki para cezası miktarının yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile, mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 174/1-c maddesine dayanılarak iddianamenin iadesine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 5271 sayılı CMK'nın 174/1-c maddesinde, "Ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan maddedeki "ön ödeme usulü uygulanmaksızın" ibaresi, iddianamedeki atılı suçun ön ödemeye tabi olması halinde, C.Savcılığı'nca şüpheliye ön ödeme ihtaratının yapılmaması veya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olmasına karşın iddianame ile dava açılması anlamına gelmekte olup, ön ödeme ihtaratının içeriğinde yer alması gereken diğer hususlardaki aykırılıkların, ön ödeme usulünün uygulanmaması olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Zira, yasa koyucunun amacı böyle olmasa idi, ilgili hüküm "ön ödeme usulü uygulanmaksızın" değil, "usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmaksızın" düzenlenen iddianamenin iadesinin gerektiği şeklinde düzenlenirdi.
Aksi durumun kabulü, duruşma tensip kararı ile yeniden ön ödeme ihtaratı yapılması olanağı bulunmakta iken, mahkemeler ile C.Savcılıkları arasındaki, ön ödeme ihtaratının içeriğine ilişkin tüm hukuki görüş aykırılıklarının, iddianamenin iade sebebi haline getirilmesi, dolayısıyla da, soruşturmanın ve buna bağlı olarak da yargılamanın daha da uzaması sonucunu doğuracaktır.
Kanun yararına bozma talebinin belirtilen değişik gerekçelerle kabulü ile, Alanya Dördüncü Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.09.2006 gün ve 2006/104 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA); aynı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 11.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.