4. Hukuk Dairesi 2006/692 E., 2007/931 K.
4. Hukuk Dairesi 2006/692 E., 2007/931 K.
HACİZ ŞERHİNİN KALDIRILMASI
MUVAZAALI HUKUKİ İŞLEMLER
"İçtihat Metni"
Davacı İlyas vekili Avukat Abdurrezzak tarafından, davalı Mehmet aleyhine 23/12/2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/11/2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının temyiz itirazlarına gelince; Dava, araç üzerindeki haczin kaldırılmamasından doğan maddi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu araç davacı tarafından 23/07/2001 tarihinde noterden satın alınmıştır. Ancak buna rağmen trafik kaydında tescil işlemi yapılmamıştır. Davalı ise aracı davacılara satan kişiden alacaklıdır. Alacağını tahsil için icra takibi başlatıp, trafikte araç halen eski malik adına kayıtlı olduğu için kayıt üzerine haciz uygulatmış ve araç davacının kullanımında iken fiili haciz uygulanarak icra kanalıyla satılmıştır.
Davacı taraf araç için istihkak isteminde bulunmuş, araç satıldığı aynen iade olanağı kalmadığı için aracın parasını tahsil etmiştir.
Anlatılan şu duruma göre, davacı aracın kesin satışını almasına rağmen süresi içinde trafik kaydına işletmediğinden kusurludur. Davalı, alacağına karşılık trafik kaydı üzerine yasal hakkını kullanarak işlem yapmıştır. Davacı trafik yasasındaki hükümlere göre icraya başvurarak haciz şerhinin kaldırılmasını ve diğer yasal haklarını kullanma olanağı varken bunu gerçekleştirmemiştir. Davalının muvazalı icra takibi yaptığı iddia ve ispat edilmemiştir. Olayda davalının hukuka aykırı bir eylemi söz konusu olmadığı halde tazminatla sorumlu tutulmuş bulunması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.