10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/4038
- Karar No
- 2015/4639
- Karar Tarihi
- 12.03.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2015/4038 E. , 2015/4639 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi.......... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1.Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında gerçek zarar hesabı yapılması isabetliyse de, ödemeler yönünden gerçek zarar hesabı yapılamayacağı gözetilmeksizin, 40.157,98 TL ilk peşin değerli gelir, 756, 28 TL geçici iş göremezlik ödeneği, 2208, 85 TL tedavi gideri toplam 43.123,11 TL'nin % 65 kusur karşılığı olan 28.032, 38 TLye hükmedilmesi gerekirken, fazla rücu alacağına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
2.Hukuk Genel Kurulu’nun 15.07.2009 tarih ve 2009/19-285 Esas, 2009/359 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgularla hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir.
Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması, zorunludur. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi, bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Mahkemece, yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olarak, maddi olaya uygun olmayan 506 sayılı Kanun'un 26. maddesine ilişkin gerekçeye dayanılması; usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Ne var ki; bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.