Esas No
E. 1992/15165
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

16. Hukuk Dairesi 2004/18 E., 2004/3055 K.

16. Hukuk Dairesi 2004/18 E., 2004/3055 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle: "Yörede 4753 sayılı Yasa uyarınca çalışma yapıldığından ilgili belirtmelik tutanaklarının getirtilerek incelenmesi, zirai bilirkişiden taşınmazların niteliği hakkında rapor alınması, 766 sayılı Yasa'nın dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 33. maddesindeki sınırların ve 3402 sayılı Yasa'nın zilyet lehine olan hükümlerinin dikkate alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyulmuş, daha sonra dava konusu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda: çekişmeli 167 ada 17 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümüyle, 122 ada 27 ve 109 ada 8 parsel sayılı taşınmazların miras hisseleri oranında Hacı Koçyiğit mirasçıları, 167 ada 17 parselin teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölümü ile 167 ada 8, 163 ada 14, 154 ada 4 ve 146 ada 47 sayılı parsellerin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ile davacılardan Hüseyin ve Mehmet Koçyiğit tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazine temsilcisinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davacı taraf vekilinin temyizine gelince; mahkemece tespit tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14/1. maddesi gereğince sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümden fazla taşınmazın zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçe gösterilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 7 parça taşınmazın tesciline ilişkin dava 21.1.1969 tarihlidir. Bu tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesinde "tapuda kayıtlı olmayan ve beher parçasının yüzölçümü 100 dönüme kadar olan (100 dönüm dahil) gayri menkul nizasız ve fasılasız en az 20 seneden beri malik sıfatıyla zilyetliği belgelerle veya bilirkişi veyahut şahit beyanlarıyla tavsik olunan zilyedi adına tespit olunur." hükmü yer almış bulunmaktadır. Her dava, açıldığı tarihteki kanun hükümleri nazara alınmak suretiyle çözümlenir. Nitekim, hükmüne uyulan Yüksek 8. Hukuk Dairesi'nin 8.2.1994 tarih 1992/15165 esas, 1994/1599 sayılı bozma ilamında "dava ve hüküm tarihinde 766 sayılı Kanun'un 33. maddesi yürürlükte bulunduğuna göre o kanun hükümleri nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. Bu nedenle müşahhas olayda taşınmazların tespit tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kanun'un sınırlandırmayla ilgili 14. maddesi değil, dava tarihindeki 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesinin uygulanması gerekir. Hal böyle olunca, davaya konu taşınmazların ayrı ayrı miktarlarının 100'er dönümü geçmediği nazara alınarak davacıların davasının tümüyle kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog