Esas No
E. 2015/733
Karar No
K. 2015/23188
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2015/733 E.  ,  2015/23188 K.

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 22.01.2015 gün ve 2014-1947/5232 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.02.2015 gün ve KYB 2015/33091 sayılı ihbarnamesi ile;

Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/09/2013 tarihli ve 2013/51880 soruşturma, 2013/18253 esas, 2013/8445 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2013 tarihli ve 2013/501 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 23/09/2013 tarihli ve 2013/171 değişik iş sayılı kararını müteakip devam eden soruşturma işlemleri sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden düzenlenen 04/11/2014 tarihli ve 2013/60534 soruşturma, 2014/22046 esas, 2014/13212 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ve 2014/635 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin .... Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2014/1771 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;

Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın pasaportunun sahte olması karşısında kimliğini ispata yarar hiçbir belge bulunmadığı, kimlik bilgilerinin tamamen kendi beyanına göre belirlenmiş olup resmi olarak teyit edilmediği gerekçesi ile iddianamenin iadesine karar verilmişse de, 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede, diğer unsurlarla birlikte şüphelinin kimliğinin de yer alması gerektiğinin açıklandığı, madde gerekçesinde ise şüphelinin açık kimliğinin iddianamede yer alması veya en azından onu başkalarından ayırt etmeyi sağlayacak özelliklerinin belirtilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu açıklamalar ışığında şüphelinin açık kimliğinden maksat, onu diğer kişilerden ayırt etmeye yarayacak, örneğin; ad-soyad, ana-baba adı, doğum tarihi ve yeri, nüfusa kayıtlı olduğu yer, ikamet adresi ve benzeri özellikleri olduğu, somut olayda şüphelinin kimliğini açıkça belli eden bilgilerin iddianamede yer aldığı, bu bilgilerin yanlış olduğuna dair bir iddia bulunmadığı, ilk merci kararından sonra şüphelinin parmak izi formunun da dosya içine alındığı, bu formda da şüphelinin beyan etmiş olduğu ve iddianamede yer alan kimlik bilgilerinin yer aldığı, şüpheliden alınan parmak izi ile beyan ettiği kimlik bilgilerinin uyuşmadığına dair bir kayıt da bulunmadığı, ayrıca şüphelinin beyan ettiği kimlik bilgileri ile Sulh Ceza Mahkemesi'nde sorgusunun yapılıp adli kontrol kararı verilmiş, olduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca şüphelinin kimlik bilgilerinin iddianamede gösterilmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nun 170. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede, diğer unsurlarla birlikte şüphelinin kimliğinin de yer alması gerektiği açıklanmıştır. Madde gerekçesinde, şüphelinin açık kimliğinin iddianamede yer alması veya en azından onu başkalarından ayırt etmeyi sağlayacak özelliklerinin belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Şüphelinin açık kimliğinden maksat, onu diğer kişilerden ayırt etmeye yarayacak, örneğin; ad-soyad, ana-baba adı, doğum tarihi ve yeri, nüfusa kayıtlı olduğu yer, ikamet adresi ve benzeri özellikleridir. Bu hususta istikrar kazanmış uygulamalarda da belirtildiği üzere; şüpheli hakkında bir suçtan iddianame düzenlenebilmesi için, kimliğinin resmi bir belge ile ispatı zorunlu bulunmayıp, aksine bir iddia ya da tespit bulunmaması durumunda şüphelinin, kimliği ile ilgili tutarlı beyanına dayanarak iddianame düzenlenebilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; 'resmi belgede sahtecilik' suçundan hakkında soruşturma yürütülen şüphelinin, müdafii huzurunda tercümanla alınan 22.08.2013 günlü kolluk beyanında; "Ben Suriye vatandaşıyım" demesine rağmen, ... Sulh Ceza Mahkemesince, yine müdafii huzurunda ve tercümanla alınan aynı tarihli ifade sorgu zaptında; "Ben aslen İran'lıyım. Fakat Emniyette Suriye'liyim dedim. Sebebi ise Almanya'nın İran vatandaşlarını kabul etmemesidir." şeklinde beyanda bulunması karşısında, şüphelinin kimlik bilgileri hususunda bizzat kendi beyanından dolayı tereddüt oluştuğu, dosya kapsamına göre de bu tereddütün giderilemediği anlaşılmakla, iddianamenin iadesine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair mercii kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istem yerinde görülmeyerek CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinde, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede, diğer unsurlarla birlikte şüphelinin kimliğinin de yer alması gerektiğinin açıklandığı, madde gerekçesinde ise şüphelinin açık kimliğinin iddianamede yer alması veya en azından onu başkalarından ayırt etmeyi sağlayacak özelliklerinin belirtilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı, bu açıklamalar ışığında şüphelinin açık kimliğinden maksat, onu diğer kişilerden ayırt etmeye yarayacak, örneğin; ad-soyad, ana-baba adı, doğum tarihi ve yeri, nüfusa kayıtlı olduğu yer, ikamet adresi ve benzeri özellikleri olduğu, somut olayda şüphelinin kimliğini açıkça belli eden bilgilerin iddianamede yer aldığı, bu bilgilerin yanlış olduğuna dair bir iddia bulunmadığı, ilk merci kararından sonra şüphelinin parmak izi formunun da dosya içine alındığı, bu formda da şüphelinin beyan etmiş olduğu ve iddianamede yer alan kimlik bilgilerinin yer aldığı, şüpheliden alınan parmak izi ile beyan ettiği kimlik bilgilerinin uyuşmadığına dair bir kayıt da bulunmadığı, ayrıca şüphelinin beyan ettiği kimlik bilgileri ile Sulh Ceza Mahkemesi'nde sorgusunun yapılıp adli kontrol kararı verilmiş, olduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca şüphelinin kimlik bilgilerinin iddianamede gösterilmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 8445 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.170 CMK md.170 K8445 md.170 K5271 md.309 CMK md.309 K501 md.170
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog