4. Ceza Dairesi 2004/10995 E., 2006/9598 K.
4. Ceza Dairesi 2004/10995 E., 2006/9598 K.
KARAR ALMA SÜRECİNDE USÜLE AİT KURALLARIN DİKKATLİCE UYGULANMASI GEREKLİLİĞİ
SANIĞIN DURUŞMADA HAZIR BULUNDURULMASI GEREKLİLİĞİ
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 193 ]
1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 223 ]
1412 S. CEZA MUHAKEMELERİ USULÜ KANUNU (MÜLGA) [ Madde 225 ]
"İçtihat Metni"
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; Yargıtay C.G.K.nun 02.10.2001 gün, 212-197; 19.11.2002 gün, 272-402; 26.06.2001 gün, 138-137; 12.06.2001 gün, 117-119 ve 21.04.1998 gün, 48-135 sayılı kararlarında; "sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılması, 'yargılamanın yüze karşı olması', 'savunma hakkının kısıtlanamayacağf ve 'cezanın kişiselleştirilmesi' ilkelerinin doğal bir sonucudur. 1412 sayılı CMK.nun 223/son, 225/son maddelerinde belirtilen ayrık hükümler dışında sanığın sorgusu yapılmadan karar vermek olanaksızdır. Ayrık tutulan 1412 sayılı CMK. 223/son maddesi hükmü, dosya kapsamına göre sanığa yüklenen eylemin ilk bakışta suç oluşturmayacağının anlaşılması durumunda uygulanacaktır. Sanığın sorgusu yapılmadan kanıt takdiri suretiyle beraat kararı verilemez" denilmektedir. 5271 sayılı CMK.nun 193/2 maddesinin, 1412 sayılı CMK.nun 223/son maddesiyle aynı hükümler içermesi karşısında, anılan içtihatların 01.06.2005 tarihinden sonra da geçerliliklerini sürdürdükleri kabul edilmelidir. Belirtilen açıklamalar ve yargısal görüşler karşısında ve somut olayda 1412 sayılı CYY.nın 223/son ve madde ve fıkrası hükmünün uygulama koşulları bulunmadığı gözetilmeyerek savunması yönetimince saptanmadan sanığın beraatine hükmolunması,
Kabule göre de; tehdit niteliğindeki sözlerinin muhatabı üzerinde ne surette ciddi endişe ve korku yarattığının tesbitinde, sarfedilen sözün objektif anlamda bu sonucu sağlamaya elverişli bulunmasının yeterli olduğu hususu gözetilmeden yasal olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve O yer C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.