3. Ceza Dairesi 2007/732 E., 2008/8675 K.
3. Ceza Dairesi 2007/732 E., 2008/8675 K.
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
USULİ KAZANILMIŞ HAK
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 231 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın, silahtan sayılan bıçakla müşteki Düzgün'ü yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralaması eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri uyarınca bulunan 3 yıl hapis cezasının 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesi hükmü gereğince 5 yıl hapis cezasının altında kalması nedeniyle buraya yükseltilip bu miktar üzerinden tahrik ve takdiri indirim nedeniyle indirimler uygulanması gerektiği halde, hatalı uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak, doğru uygulama yapılsaydı, 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesi ile bulunan 5 yıl hapis cezası üzerinden mahkemece kabul olunup takdir edilen 29. madde hükmü gereğince 1/2 oranında indirim yapıldığında 2 yıl 6 ay hapis ve bu miktar üzerinden 62. maddeye göre 1/6 oranında indirim yapıldığında ise, 2 yıl 1 ay hapis cezası bulunacaktı. Şu halde 1 yıl 3 ay hapis cezası, 5237 sayılı Yasa'nın 87/1-son maddesi gözetilmeden uygulama yapılmış olması nedeniyle 08.02.2008 tarih ve 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş bulunmaktadır. Doğru uygulama yapılması halinde 5271 sayılı Yasa'nın 231. maddesinin uygulanma ihtimali bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında "sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacaktır. Benzer konuda Yargıtay CGK'nın 17.11.1988 gün ve 282-348 sayılı kararı ile 23.03.2004 gün ve 41-70 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır" şeklinde belirtilmiş olup, bu açıklamalar ışığında somut olayımıza ilişkin olarak değerlendirme yapıldığında, sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin uygulanma imkan ve kabiliyeti bulunmadığından, bu nedenle bozma yapılması düşünülmemiştir.
1.Sanık hakkında mağdur Hüseyin'i yaralamaktan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında tayin olunan cezanın karar tarihindeki miktar ve türü itibarıyla hükmün CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Yasa'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2.Sanık hakkında müşteki Düzgün'ü yaralamaktan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanık müdafiinin temyiz itirazları, oluşa, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye ve takdire göre yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, hükmün istem gibi (ONANMASINA), 18.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.