10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2014/22261 E. , 2015/15524 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Davacı, ... sigortasına giriş olan 27.09.1983 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini ve bu belirleme uyarınca da yaşlılık aylığına hak kazanma süre ve şartlarının tespitini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
27.09.1983-30.04.1988 tarihleri arası 1.150 günlük yurtdışı süresini 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında borçlanan, 20.10.1997 tarihinden itibaren de yurtiçinde 3.738 prim gün olmak üzere toplam 4.888 prim gün sayısı bulunan 15.11.1964 doğumlu davacı, ... sigortasına giriş olan 27.09.1983 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini, bu başlangıca göre de, yaşlılık aylığına hak kazanma süre ve şartlarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, sigorta başlangıcına ilişkin davacı isteminin kabulüne karar verirken; yaşlılık aylığının bağlanabilmesi için 506 sayılı Yasanın geçici 81.maddesi uyarınca 25 yıllık sigortalılık süresi, 47 yaşın ikmali, en az 5.150 prim gün bulunması ve yaşlılık aylığına başvurması halinde aylığa hak kazanacağının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemenin, sigorta başlangıcı tarihinin belirlenmesine ilişkin kabulü yerinde ise de, tahsis şartlarının geleceğe yönelik olarak belirlenmesine dair kabulü hatalıdır.Çünkü, sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmayacakları, aylığa hak kazanmada hangi mevzuat hükümlerine ve şartlarına tabi olacakları hususu, yaşlılık aylığı başvuru tarihinki koşullara göre saptanabilecekdir. Diğer bir ifadeyle, tahsis talep tarihi itibarıyla, sahip olunan yaş, prim gün sayısı, kabul edilen geçerli sigortalılık statüsü ve süreleri gibi donelerin birlikte değerlendirilmesiyle sonuca ulaşılabilecektir. Bu anlamda, başkaca bir sigortalılık süresi bulunmaksızın, sadece sigorta başlangıç tarihine göre ve geleceğe yönelik olarak sigortalının, belli bir mevzuat hükmüne göre tahsise hak kazacağını belirlemek mümkün olmayacağından, aksini öngören mahkeme hükmü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.