4. Ceza Dairesi 2009/20766 E., 2009/16329 K.
4. Ceza Dairesi 2009/20766 E., 2009/16329 K.
MÜHÜR BOZMA SUÇU
YASA YARARINA BOZMA
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 52 ]
5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 203 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 310 ]
"İçtihat Metni"
Mühür bozma suçundan sanık Halis'in, 5237 sayılı Türk Ceza Ka-nunu'nun 203. maddesi gereğince 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 52/2. maddeleri gereğince günlüğü 20 Yeni Türk Lirası'ndan paraya çevrilerek 400 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair (İstanbul Onaltmcı Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 27.11.2008 tarihli ve 2006/12 esas, 2008/662 sayılı kararının Adalet Bakanlığımca 24.06.2009 gün ve 33852 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 14.07.2009 gün ve 171027 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede "Dosya kapsamına göre, mahkemece verilen kararın gerekçe ve hüküm kısmında asgari hadden uzaklaşıldıgına ilişkin bir ibarenin bulunmaması karşısında, suçun işlendiği 07.10.2005 tarihi itibarıyla 5560 sayılı Kanun'un henüz yürürlüğe girmediği ve para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca beş gün adli para cezası üzerinden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir" denilmektedir. Gereği görüşüldü;
İncelenen dosyada, mühür bozma suçundan yargılanan sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nin 203. maddesi uyarınca seçenek adli para cezası tercih edilerek, takdiren 20 gün adli para cezasının temel ceza olarak saptanıldıktan sonra aynı Yasa'nın 52. maddesi gereği günlüğü 20 YTL üzerinden 400 YTL adli para cezasına hükmedildigi görülmektedir. Tebligname ile, suç tarihinde 61. maddeye 5560 sayılı Yasa ile eklenen 9. fıkranın yürürlükte bulunmaması nedeniyle adli para cezasının alt sınırının 5 gün olmasına karşın, fazla para cezasının tayin edildiği ileri sürülerek yasa yararına bozma isteminde bulunulmuştur.
Yasa yararına bozma kurumu, kesin hükmün otoritesini etkileyen, ileri sürülen hukuka aykırılıkların saptanması ile sınırlı ve bu aykırılıkların savunma hakkını kısıtlama veya kaldırma sonucunu doğurduğu yahut hükmü etkilediğinin belirlenmesi durumunda, hükmün bu nedenlere dayalı olarak bozulmasını gerektiren, olağanüstü yasa yoludur. Bu kurum ile, yasaya aykırılıkların saptanarak giderilmesi ve ülke çapında uygulama birliği sağlanması amaçlanmaktadır. Ne var ki, olağan yasa yolu olan temyiz yolu sırasında ileri sürülebilen yasaya aykırılıkların tamamı, yasa yararına bozma dolayısıyla dile getirilemez. Bozma istenilen durumda olduğu gibi, mahkemenin takdirine ilişkin bulunan konuların yasa yararına bozma yolu ile Yargıtay denetimi önüne getirilmesi olanaklı bulunmamaktadır. İncelenen olayda mahkemenin takdir hakkını kullanarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle temel cezayı 20 gün olarak saptamış bulunması karşısında, mahkemenin takdir yetkisinin tartışılmasını gerektirir biçimde yasa yararına bozma yapılması olanağı bulunmadığından, CYY'nin 309. maddesi koşullarını taşımayan YASA YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 14.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.