Esas No
E. 2015/11266
Karar No
K. 2015/28271
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

15. Ceza Dairesi         2015/11266 E.  ,  2015/28271 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Sanığın, 13/12/2013 tarihli karara karşı eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğu, Ağır Ceza Mahkemesi'nin temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 14/11/2014 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu kararın kaldırılarak sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, sanığa usulüne uygun olarak tebliği edilmediği anlaşılmakla, temyiz başvurusu süresinde kabul ederek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;

Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.

Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır, Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.

Somut olayda; sanık ...'in 05.07.2006 tarihinde ... Yeniyol Şubesine gelerek mağdur ... adına düzenlenmiş üzerinde kendisinin fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı fotokopisi ile 36 ay vadeli 10.000 TL tutarında bireysel ihtiyaç kredisi başvurusunda bulunduğu, banka tarafından ... adına hazırlanan belgelere sanık ...'in imza attığı, 10.07.2006 tarihinde banka tarafından 7.800 TL tutarlı kredi onaylanarak sanığa verildiği, sanığın kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle banka tarafından kredi borçlusu olarak adı geçen ... hakkında icra takibi yapıldığı, bu sırada ... adına sahte belgeler kullanılarak kredi çekildiğinin tespit edildiği, bankanın kendi kayıtlarından yaptığı araştırmada sanık ...'in aynı bankadan daha önce kendi adına kredi kullandığı, burada kullandığı imzanın da aynı olduğunun tespit edildiği, katılan bankadan kredi kullanımına ilişkin belge asıllarına ulaşılamadığı, mevcut belge fotokopiler ve bankanın bu belgelere göre inceleme yapıp kredi vermesi nedeniyle kredi kullanımına ilişkin belgelerin aldatma kabiliyetinin bulunduğu, sanığın olay tarihinde katılan bankanın şubesine mağdura ait ancak üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle oluşturduğu nüfus cüzdanıyla kredi için başvurup düzenlenen bireysel ihtiyaç kredisi formu ve diğer belgeleri mağdur adına imzalayarak özel belgede sahtecilik ve bankadan mağdur adına kredi çekip kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog