10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2015/10325 E. , 2015/13208 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Mahkemenin uyma kararı verdiği Dairemizin bozma kararında açıklanan gereklerin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurma yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama, "usuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki müessese, mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve istenilenler kapsamında işlem yapmak ve hüküm kurma zorunluluğunu getirir.
Uzun yıllardan beri Yargıtay’ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usuli kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir. Bu hukuki kuralın ancak iki istisnası bulunmaktadır. Bunlardan biri, Mahkemece, Yargıtay bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı olan yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması; diğeri de, 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirlendiği üzere, hükmüne uyulan bozma kararından sonra görevle ilgili yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olmasıdır ki, eldeki davada, Dairemizin bozma kararına uyulmakla, meydana gelen usuli kazanılmış hakkın sonuç doğurmayacağı haller söz konusu değildir. Bu yönde, Dairemizin bozma kararında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; 24.03.2013 tarihinde vefat eden muris kocanın, prim ödemelerinin isteğe bağlı ./.. sigortalı olma iradesi olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, öncelikle davalı Kuruma sorulup; davacının somut itirazı olması halinde bilirkişi raporuyla belirlenmesi gereken 7274463965 sicil numarasından ödediği 5236,24 TL primin 31.01.2012 tarihinden başlamak üzere karşıladığı süre kadar (en fazla ölüm tarihi olan 24.03.2013 tarihine kadar isteğe bağlı sigortalılık mümkün olup, kalırsa fazla primler diğer sigortalılık prim borçlarına aktarılabilir) murisin 4-b sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre tespit edilip buna göre 5510 sayılı Kanunun 32. maddesi çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacının avukatının, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.