13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2014/47998 E. , 2015/15478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından hakkında 17.01.2001 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak icra takibi yapıldığını, süresinde itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini ve maaşına haciz konulduğunu, ancak böyle bir kredi çekmediğini ve bu sözleşmeyi imzalamadığını ileri sürererek borçlu olmadığının tespiti ile haczedilen paralarının yasal faizi ile istirdadına ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının kredi sözleşmesi dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, 3.727,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Davacı bu dava ile, davalı bankadan kredi kullanmadığı gibi banka ile arasında sözleşme bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece sözleşme üzerinde imza incelemesi yapılmadan bankadan gelen eksik kayıtlara dayanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki; öncelikle davalının imzaya itirazı da gözetilerek imza incelemesi yaptırılması, kredi sözleşmesi üzerindeki imzanın davacı el ürünü olduğunun tereddütsüz anlaşılmasından sonra davacıya ödenen miktar veya miktarlar yönünden banka kayıtları da getirtilmek suretiyle hesap bilirkişisinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekerken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.