15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/14017 E. , 2015/29806 K.
"İçtihat Metni"Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 31/3 ve 62 maddeleri gereğince 1.320,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereğince 3 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair ... Çocuk Mahkemesinin 26/10/2009 tarihli ve 2009/682 esas, 2009/736 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 04/10/2013 tarihli ve 2013/410 esas, 2013/807 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29.06.2015 gün ve 2015-13298/42905 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2015 gün ve 2015/245760 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... Çocuk Mahkemesinin 26/10/2009 tarihli ve 2009/682 esas, 2009/736 sayılı kararın 30/03/2010 tarihinde kesinleştirildiği, ancak anılan Mahkeme kararının 26/10/2009 tarihinde tarafların yüzüne karşı verilmesi nedeniyle 03/11/2009 tarihinde itiraz olmaksızın kesinleştiği ve 3 yıllık deneme süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, bu hali ile deneme süresinde işlendiği iddia olunan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 11/04/2013 tarihli ve 2013/189 esas, 2013/236 karar sayılı yeni suçun ise 22/02/2013 tarihinde 3 yıllık deneme süresi sonrasında işlendiği göz önüne alındığında, sanığın deneme süresi içerisinde işlediği bir suç bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümüne ilişkin kararının ceza daireleri ortak hükümler başlıklı 2. maddesinde yer alan “Bozma veya herhangi bir nedenle daire dışına gönderdiği işlerden geri gelenlere bakarlar” hükmü dikkate alındığında, aynı dosyada sanık hakkında Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 05.11.2014 tarih ve 2014/31766-30749 sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, Yargıtay Kanunu’nun değişik 14. maddesi gereğince kanun yararına bozma incelemesinin Yüksek (13.) Ceza Dairesi’nin görevi dâhilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine, 12.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.