15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/4133 E. , 2015/29715 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların, ... ilçesi, ...Köyü ... Gölü kenarında bulunan devlete ait arazi üzerindeki dört adet ağacı kestikleri, akabinde gölün doğal sınırlarında değişiklik yaptıkları, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1.Sanık ... hakkında mala zarar verme ile hakkı olmayan yere tecavüz ve sanık ... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanıklara atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve sanık ...'in üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a-) Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası kısa süreli olmadığı halde, 5237 sayılı Kanunun 53/1 maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, b-) Mala zarar verme suçundan cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 8 ay yerine 1 yıl denetime tabi tutulmasına denilmek suretiyle TCK. 51/3 madde hükmüne aykırı karar verilmesi, c-) 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, "sanığın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek yine hüküm fıkrasından “1 yıl“ ibaresinin çıkartılarak yerine “1 yıl 8 ay“ ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasına "katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.320 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.