13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/10500
- Karar No
- 2015/10692
- Karar Tarihi
- 06.04.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Tüketici Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2015/10500 E. , 2015/10692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut ve tüketici kredisi kullandığını, kendisinden komisyon adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, haksız olarak alınan 2.437,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın reddine ve davacının hakem heyetine başvuru yapmasında muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, vekâlet ücreti yönünden davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dava, konut ve tüketici kredisi sözleşmesi sırasında davacı tüketiciden haksız olarak alınan 2.437,00 TL komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “ Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı 7/2.maddesine göre; “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” Buna göre; mahkemece, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına 292,44 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir.