13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/30249 E. , 2015/37874 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu konut krediler nedeniyle masraf ve komisyon, istihbarat ücreti, görüşme masrafı, ipotek ücreti adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1,275 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 03.06.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 2,920,45 TL'ye çıkarmıştır. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2,842,45 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen 1,275 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 3.6.2015 tarihli duruşmada talebini ıslah ederek 2,920 TL'ye çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Öyle olunca, davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 1,275 TL'sine dava, ıslah edilen 1,645,45 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.