Esas No
E. 2014/12332
Karar No
K. 2015/1425
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

16. Hukuk Dairesi

E. 2014/12332 K. 2015/1425 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2014/12332, K. 2015/1425, T. 02.03.2015
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/12332
Karar No
2015/1425
Karar Tarihi
02.03.2015
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

16. Hukuk Dairesi         2014/12332 E.  ,  2015/1425 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu ..... Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 6 parsel sayılı 19.365,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların babası ....'a ait olduğunu bu nedenle tapu iptali ve .... mirasçıları adına payları oranında tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacıların dayanak yaptığı 05.12.1959 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydı mahallinde usulüne uygun bir şekilde uygulanmadığı gibi mahallinde uygulanan 20.06.1967 tarih 34 sıra numaralı tapu kaydının da hudutları tam olarak tespit edilmemiş olup, keşfi takip edecek şekilde fen bilirkişisi tarafından hudutları gösterir şekilde rapor ibraz edilmemiş ve ayrıca kabule göre de dava konusu taşınmazın kuzey tarafında 4000 metrekarenin davalılara ait olduğu davalı vekili tarafından kabul edildiği halde bu husus kararda değerlendirilmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılması için öncelikli olarak tapu kaydının tesisi tescile dayandığına göre tescil dosyası getirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince tapu kaydı mahallinde yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, tescil dosyası ekindeki krokinin yerel bilirkişiler yardımı ve fen bilirkişisi aracılığı ile zemine uygulanmalı, hudutları tek tek zeminde gösterilmeli, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, yerel bilirkişilerce gösterilen hudutlar fen bilirkişi krokisinde işaretlenmeli, tapu uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi beyanı komşu parsellerin tutanak içerikleri ve malikleri ile denetlenmeli, bu şekilde kaydın kapsamı belirlenmeli, kabule göre de kuzey tarafta 4000 metrekarenin davalılara ait olduğu davalı vekili tarafından kabul edildiği hususun değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,

02.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kanun K3402 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog