17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15097
- Karar No
- 2015/1112
- Karar Tarihi
- 27.01.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
17. Hukuk Dairesi 2013/15097 E. , 2015/1112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı vekili, borçlu ... hakkında ...İcra Müdürlüğünün 2012/9606 sayılı dosyasından takip başlattıklarını, borçlunun adına kayıtlı taşınmazını takipleri sonuçsuz bırakmak için davalı kardeşi ...'a devrettiğini belirterek borçlu ve 3.kişi arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazda paylı mülkiyete sahip olduğunu, tüm paydaşların akraba oldukları ve borçlunun borcunu kapatmak için satın aldığını ve haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, borçlu ve kardeşi arasındaki satışın İİK'nun 278/3-1 maddesi gereğince bağışlama niteliğinde olduğu ve ayrıca taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli arasında fahiş fark bulunduğundan ve satışının muvazalı olduğunun anlaşıldığından bahisle, davanın kabulüne satışın iptaline ve satıştan önceki nitelikleri ile davalı borçlu adına tescilin karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava,İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı üçüncü kişi ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.İİK'nun 283/1 fıkrasına göre,iptal davası sabit olduğu takdirde davaya konu olan mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde eder ve dava konusu taşınmaz ise, davalı 3.kişi adına olan kaydın düzeltilmesine gerek olmaksızın o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu nedenle sadece satışın iptali ile davacı alacaklıya takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınması gerekirken yazılı şekilde borçlu adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.