17. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 17. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/2050
- Karar No
- 2015/4595
- Karar Tarihi
- 23.03.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
17. Hukuk Dairesi 2015/2050 E. , 2015/4595 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiş; davalı ... vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 02.12,2014 Salı günü davacı vekili Av..... ile davalı ... vekili Av ... geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü. -K A R A R-
Davacı vekili, davalı ...'nün müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait taşınmazları diğer davalıya sattığını, öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,
İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat'i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda davacı tarafından kesin aciz belgesi sunulmamış olup borçlu aleyhine yapılan takip dosyasının incelenmesinde borçlu davalının iştirak halinde maliki olduğu 22 adet taşınmaza haciz konulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece icra dosyasında haciz konulan taşınmazların değerinin belirlenerek davacının alacağını karşılayıp karşılamadığının tesbiti ile borçlu davalının aciz halinin saptanması, borçlu davalının aciz halinde olduğunun anlaşılması halinde davanın esasına girilmesi, aciz halinin olmadığı durumda davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.