13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/33833 E. , 2015/37915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu krediler nedeniyle kredi dosya ücreti, kredi hizmet bedeli, ipotek tesis ücreti adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 300 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 5.6.2015 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 6.655,88 TL ne çıkarmıştır. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne 6.606,64 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen 300 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 5.6.2015 tarihli dilekçe ile talebini ıslah ederek 6.655,88 TL'ne çıkarmıştır. Mahkemece hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Öyle olunca, davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığından, mahkemece, hükmedilen alacağın dava dilekçesinde talep edilen 300 TL'sine dava, ıslah edilen 6.306,64 TL'sine ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, hükmedilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.