8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2016/5972 E. , 2016/6737 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde tarafların ortak katkıları ile edinilen bir adet taşınmaz ve araç yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle her biri için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın araç yönünden kısmen kabulü ile 1.057,90 TL'nin karar tarihinden itibaren faiziyle, taşınmaz yönünden taleple bağlı kalarak davanın kabulü ile 5.000,00 TL'nin karar tarihinden itibaren faziyle davalıdan tahsiline ve davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde taşınmaza ilişkin kısım yönünden davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. -//- Taraflar, 16.06.2000 tarihinde evlenmiş, 03.02.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 25.01.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 16 nolu bağımsız bölüm için eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 04.10.2005 tarihinde ... ile davalı eş arasında satış sözleşmesi akdedilmiş, 11.01.2011 tarihinde ise davalı eş taşınmaza ilişkin sözleşmeyi kalan borcu ile dava dışı üçüncü kişiye devretmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Mahkemece, 01.04.2014 tarihli hesap bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de; söz konusu raporun incelenmesinden taşınmaz yönünden yapılan hesaplama ve değerlendirmenin yukarıda belirtilen ilke ve esaslara uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda taşınmazın kalan borcunun 11.030,72 TL olduğunun kabulü ile taşınmazın keşif tarihindeki değeri esas alınarak katılma alacağı hesaplanmış ise de, banka yazı cevabından devredilen borcun 18.100,80 TL olduğu anlaşılmaktadır. Artık değere katılma alacak isteği söz konusu olduğunda, davalı eş TMK'nun 229. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda malı elden çıkarmışsa, başkasına devredilen malvarlığı mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve devir tarihindeki değeri esas alınır (TMK'nun 235/2. m). Mahkemece yapılması gereken, banka yazı cevabında belirtilen 18.100,80 TL borcun yine devir tarihi itibariyle (devir yapıldığı tarihte kredi borcu kapatılmak istenseydi kaç liraya kapanacak idiyse) peşin sermaye değeri saptanarak, bu miktarın 04.02.2012 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor doğrultusunda taşınmazın devir tarihindeki 77 bin TL değerinden çıkartılarak oluşacak artık değer üzerinden katılma alacağının hesaplanması ve taraflar lehine oluşmuş kazanılmış haklar nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.