21. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/2448
- Karar No
- 2016/9831
- Karar Tarihi
- 14.06.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
21. Hukuk Dairesi 2016/2448 E. , 2016/9831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan Tic. A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine.
2.Dava, 04.05.2004 tarihli iş kazasında yaralanarak %31,20 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, bozma sonrası verdiği karar ile 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan tahsiline karar vermiştir.
Karar tarihinde geçerli olan 2015 yılı A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesinde davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi halinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
Eldeki davada ise birleştirilen Esas Sayılı dosyasındaki davacı talebi “dava şartı yokluğundan” dolayı reddolunmuştur. Halin böyle olması karşısında davacının bu talebinin reddine göre davalı yararına hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin AAÜT'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı olan maktu miktarı geçmemesi gerektiğinin karar yerinde gözetilmemesi hatalı olmuştur. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K. 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.