3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2016/8441 E. , 2016/12567 K.
"İçtihat Metni"
Yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e (iki kez), 86/1 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 09/01/2010 tarihli ve 2009/4 esas, 2010/10 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e (iki kez) 86/1, 62 ve 52/4, maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine ve 53/1. maddesinin a, b, d ve e bentlerindeki hak yoksunluklarının hükmolunan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 29/01/2013 tarihli ve 2012/169 esas, 2013/28 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 03.03.2016 tarih ve 2015/15334 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.03.2016 tarih ve 2016/104508 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede;
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınmadan, deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2.237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
1.İhbarnamedeki 2 no'lu bozma görüşüne yönelik yapılan incelemede;
Sanığın ertelenen hapis cezası uzun süreli olduğundan mahkemenin TCK'nin 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar vermesi yerinde görüldüğünden, bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen 2 no'lu düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE;
2.İhbarnamedeki 1 no'lu bozma görüşüne yönelik yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2013 tarihli ve 2012/169 esas, 2013/28 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 25.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.