3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2016/4091 E. , 2016/6893 K.
"İçtihat Metni"
Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair... Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/387 esas, 2011/1069 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin bildirilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2014 tarihli ve 2014/731 esas, 2014/970 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 21.12.2015 tarih ve 2015/26785 – 84705 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.01.2016 tarih ve 2015/426044 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;
1.Sanık ...'in kayden 12/09/1992 doğumlu olup suç tarihi olan 18/08/2010 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşıldığından, hakkında hükmolunan hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmayarak yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2.Evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2014 tarihli ve 2014/731 esas, 2014/970 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nin 31/3. maddesi gereğince 1/3 indirim yapılarak 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nin 62.maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak 2 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK'nin 50/3. maddesi delaletiyle 50/1-d maddesi gereğince sanığın takdiren 1 ay 3 gün süreyle ikamet ettiği yerdeki kahvehanelere gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. -2-