6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2016/4176 E. , 2016/3522 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,
İİK.nun 269/a maddesi uyarınca kesinleşen icra takibine dayanarak temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269/a maddesi, “Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; Davacı alacaklı, 2012-2013 yılları yıllık gider katılım payı, emlak vergisi bedeli, elektrik, su bedeli alacağının tahsili için Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 2013/3436 sayılı dosyasında 19.04.2013 tarihinde tahliye istekli olarak davalı hakkında icra takibi başlatmış, ödeme emrinin davalı borçluya 30.05.2013 tarihinde Tebligat Kanunu 35. Maddesine göre tebliğ edilmesi ve borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, 17.09.2013 tarihinde açılan eldeki davada kesinleşen icra takibine dayalı olarak temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi istenmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı ile dosya arasında konulan Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.08.2014 tarih ve 2014/650 Esas ve 2014/947 Karar sayılı kararında ise; Borçlu tarafından usulsüz olarak tebliğ edilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin 30.05.2014 tarihi olarak düzeltilmesi istenmiş olup, mahkemece şikayetin kabulüne ve ödeme emrinin tebliğ tarihinin 30.05.2014 olarak düzeltilmesine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği görülmektedir. O halde ödeme emri tebliğ tarihinin şikayet yoluyla düzeltilmesi hususunda Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.08.2014 tarih ve 2014/650 Esas ve 2014/947 Karar sayılı kararın kesinleşmesi beklenerek, dava hakkının doğup doğmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı üzerinde durulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, takip talebinde borcun sebebi olarak gösterilen alacak kalemlerinin ödenmemesinin tahliye nedeni sayılamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.