7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2015/20624 E. , 2015/23849 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, Yol-İş Sendikası üyesi davacı işçinin geçici/mevsimlik kadroda geçen çalışmalarının kıdemine yansıtılmadığından maddi kaybı olduğunu, Yol-İş Sendikası ile işveren arasında imzalanan ve 01.03.2011'de yürürlüğe giren TİS uyarınca geçici kadroda geçen çalışmalarının iş yerindeki çalışmasında dikkate alınacağına dair 17/4 ve geçici 4.maddesi uyarınca intibakının yapılarak kademe ve derecesinin emekli olduğu tarih itibariyle belirlenmesini ve ücret fark alacakları ile yıllık izin ücretinden oluşan alacaklarının tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 13.11.2014 tarihli ilamı ile davacı temyizi bakımından, “...Davacı dava dilekçesinde ücret fark alacakları için 2002 yılı Ocak ayından itibaren kıdem ve derece katsayısı üzerinden ücretlerinde doğacak farkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren ay be ay mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden tahsilini istemiş; mahkemece dava tarihinden faize hükmedilmiştir. Davacı TİS uyarınca oluşan ücret farklarını istediğine ve dava dilekçesinde de ödenmesi gereken tarihten faiz isteminde bulunduğuna göre ücret farklarına TİS uyarınca ödenmesi gereken tarihten faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Davalı temyizi bakımından, davacı, belirsiz alacak davası olarak açtığı davasında önce bir miktar alacağını istemiş; bilirkişi raporu üzerine herhangi bir miktar arttırımı veya açıklamasına dair beyanda bulunmadan, bu konuda bir dilekçe vermeden, bunların da davalıya tebliğini sağlamadan sadece bilirkişi raporundaki miktarlara ilişkin harcı tamamlamış; mahkemece de harcın tamamlandığından bahisle bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlara hükmedilmiştir. Davacının talep ettiği miktarların açıklığa kavuşması bakımından talep ettiği miktarları açıklaması ve davalınında buna karşı hukuki dinlenilme hakkını kullanılabilmesi için bu açıklama beyanının davalı tarafa tebliğinin sağlanması gerekir. Mahkemece bu prosedür tamamlanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, davacının verdiği açıklama dilekçesini davalıya tebliğ etmiş ve davanın yeniden kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan fark ücret, akdi ikramiye, yıpranma primi alacaklarının toplu iş sözleşmelerinde öngörülen ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiş ise de, karar yerinde her bir alacak bakımından toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan ödeme gününün başka bir anlatımla faiz başlangıç tarihlerinin gösterilmemesi infazda karışıklık ve tereddütlere, yeni ihtilaf ve davalara yol açacağından hatalı olmuştur. Yapılacak iş bu hususta gerekirse ek hesap raporu alarak alacakların faiz başlangıç tarihlerini belirlemek ve karar yerinde ayrıca ve tek tek göstermek sureti ile karar vermek olmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
01/12/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.