Esas No
E. 2015/18789
Karar No
K. 2016/8167
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2015/18789 E.  ,  2016/8167 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Davacı-davalı ... ile davalı-davacı ... aralarındaki katılma alacağı davasının asıl davanın ve birleşen davanın reddine dair ...

2.Aile Mahkemesi'nden verilen ... sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından duruşmasız olarak davalı-davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için ... Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... bizzat ve vekili Avukat ... geldiler ve karşı taraftan ... vekili Avukat ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı-davalı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen davalı ... adına kayıtlı taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile alacağın tahsilini talep etmiştir. Birleşen dava yönünden, davaya konu aracın müvekkilin annesinden bağış yolu ile edinildiğini, banka hesaplarındaki paranın ise müvekkile ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalı-davacı ... vekili, birleşen dava dilekçesinde evlilik birliği içerisinde edinilen davalı kadın adına kayıtlı araç ile emlak alım satım, kuaför işletmekten elde ettiği gelir yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile katılma alacağının tahsilini talep etmiştir. Asıl dava yönünden ise; davaya konu taşınmazın bedelinin tamamının müvekkilin yakınlarının katkıları ile ödenerek satın alındığını, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl dava yönünden taşınmazın davalı-davacı ...'nin kişisel malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine; birleşen dava yönünden dava konusu aracın davacı-davalı ...'in kişisel malı olduğu ve banka hesap hareketlerinde görülen meblağların ise davacı-davalıya ait olmaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre asıl ve birleşen dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. -//- Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm(rayiç) değerleri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1. m). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222. m). Değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır. Somut olaya gelince; eşler, 06.07.1999 tarihinde evlenmiş, 08.04.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 12.05.2014 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).

1.Davacı-davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinden; Dava konusu 12 nolu mesken eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 08.06.2009 tarihinde satış yolu ile edilnilmiş ve tapuda davalı-davacı eş adına tescil edilmiştir. Edinme tarihi itibariyle, taşınmaz edinilmiş mal olup; aksinin davalı-davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, taşınmazın bedelinin davalının babası tarafından ödenerek alınması ve dolayısıyla davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından taşınmazın bedelinin kimin tarafından karşılandığına ilişkin olarak yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sadece tanık beyanları ile yetinilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davaya konu taşınmazın edinilmiş mal olup olmadığının tespiti amacıyla, davanın aydınlatılması çerçevesinde davalı-davacının yakınları ve babası tarafından satıcıya ödendiği ileri sürülen satış bedeline ilişkin olarak banka kayıtları bulunup bulunmadığı varsa banka haereketlerinin bildirilmesi hususunda davalı-davacı delil listesinde belirtilen deliller toplanıp banka kayıtlarının bulunduğu yerden getirtilmesi, sonrasında toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

2.Davalı-davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinden; A-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. B-Dava konusu edilen araç yönünden temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu edilen araç ilk olarak 23.12.2006 tarihinde davacı-davalı ...'in annesi dava dışı ... adına satın alınmış, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 17.02.2012 tarihinde ise satış yolu ile davacı-davalıya devredilmiştir. -//- Mahkemece, aracın bedelinin davacı-davalının annesi tarafından ödenerek alınması ve bedelsiz olarak davalıya devredilmesi nedeniyle davacı-davalının kişisel malı olduğundan davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamından anne ve davacı-davalı arasında yapılan devre ilişkin olarak yeterli araştırma yapılmadan sadece tanık beyanları ile yetinilerek hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf, aracın devredilmesinden önce davalının annesinin ... borcunun ödendiğini ve aracın bu şekilde devrinin sağlandığını ileri sürmüş ve delil listesinde de bu hususu belirtmiştir. Mahkemece yapılması gereken, iddia edildiği şekilde yapılan bir ödeme varsa aracın devrinin bağış olamayacağının ve dolayısıyla davacı lehine katılma alacağı hakkı doğacağından, davanın taraflarınca davacı-davalı ...'in annesinin ... borcunun olup olmadığı, var ise borcun aracın alındığı tarihlerde kapatılıp kapatılmadığının tespiti için varsa ödeme kayıtlarının ilgili kurumlardan temin edilerek araştırma yapılması, sonrasında tüm delillerle birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı-davalı vekili ve (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2-a). nolu bentte gösterilen nedenle reddine, 27,70 TL peşin harcın davacı-davalı ... ve davalı-davacı ...'a ayrı ayrı iadesine 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 HMK md.33
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog