Esas No
E. 2014/21725
Karar No
K. 2015/22702
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2014/21725 E.  ,  2015/22702 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı, davalı işyerinde 14.12.2005-17.12.2012 tarihleri arasında reyon görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini, bunun üzerine işe iade davasına ilişkin ...

2.İş Mahkemesinin 2012/355 -2013/585 E.K sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, dosyanın temyiz edilmeden şekli anlamda kesinleştiğini fakat maddi anlamda kesinleşmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacı tarafından açılan işe iade davasında davalı şirket tarafından yapılan feshin haklı nedenle fesih olduğunun açıkça ifade edildiğini, söz konusu karar ve gerekçenin kesinleştiğini, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının iş akdinin performans yetersizliği nedenlerinden dolayı farklı tarihlerde iki kez son ihtar cezası almasına rağmen eksikliklerini tamamlayamaması, işyerinde yapmakla yükümlü olduğu görevleri bilerek, isteyerek, yavaş ve gerektiğinden kalitesiz yaparak kasti olarak aksattığını, görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi üzerine tüm birim amirleri tarafından da doğrulanması nedeniyle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir..

Mahkemece, davacı tarafından açılan işe iade davasının gerekçesinde "İş Kanunu 25/II uyarınca geçerli feshin haklı feshe dönüştüğü, işverenin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği görüldüğünden davacının işe iade davasının reddine karar vermek" şeklindeki anlatım mahkemece feshin haklı sebeple fesih şeklinde kabul edildiği şeklinde değerlendirilmişse de, mahkeme gerekçesinden yazım hatası yapıldığının anlaşıldığı, gerçekte performans düşüklüğünün geçerli fesih nedeni olduğu ve fesih işleminin İş Kanunda belirtilen sürede yapılmadığı, bu nedenle davalı tarafından iş akdinin haksız şekilde feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında kesinleşmiş işe iade davasında belirtilen fesih nedeninin alacak davasında bağlayıcı olup olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Kesin hüküm 6100 sayılı HMK'nun 303. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin birinci fıkrasında “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” hükmü getirilmiştir. Buna göre bir davada kesin hükümden bahsedebilmek için daha önceden karar bağlanmış, şekli anlamda kesinleşmiş ve tarafları, sebepleri ve talep sonucu görülmekte olan dava ile aynı olan iki dava bulunması gerekir. Eğer talep sonucu bire bir aynı değil ise burada kesinleşen kararın gerekçesinin maddi anlamda kesin hüküm teşkil edip etmediği incelenmelidir. Genel olarak gerekçenin maddi anlamda kesinlik gücü yoktur. Fakat bazı durumlarda geerekçenin kesin hüküm etkisi vardır. Bunlardan birisi de gerekçenin hüküm fıkrası ile sıkı sıkıya bağlı olduğu durumlardır. Bu her olayın özelliğine göre ayrıca incelenmelidir. (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları 2011, 22. Baskı, s. 694-695). Bu noktada fesih nedeninin davanın sonucunu doğrudan etkilediği işe iade davalarının gerekçesinde feshe ilişkin yapılan tespitler, işe iade davası şekli anlamda kesinleştikten sonra açılacak feshe bağlı alacakların talep edildiği alacak davalarında bağlayıcıdır.

Somut olayda davacı ...

2.İş Mahkemesinin 2012/355 Esas ve 2013/585 Karar sayılı dosyası ile işe iade davası açmış ve dava mahkemece davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile reddedilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Daha sonra davacı işe iade davasının temyiz edilmediğinden dolayı şekli anlamda kesinleştiği fakat maddi anlamda kesinleşmediğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı talepli eldeki davayı açmıştır. Bir mahkeme kararının şekli anlamda kesinleşmesi demek mahkeme kararı hakkında kanun yollarına başvurularak veya başvurulmadan, olağan kanun yollarının tüketilmesi anlamına gelmektedir. Öncelikle şekli anlamda kesinleşen bir kararın, maddi anlamda kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi için kanun yollarından geçmesi gerekli değildir. Olayımızda olduğu gibi bir karar süresinde kanun yollarına başvurulmadan da şekli anlamda kesinleşebilir. Bir kararın şekli anlamda kesinleşmesi maddi anlamda kesin hükmün ön şartıdır. Diğer yandan kararın niteliğine göre kanun yoluna başvurulmadan kesinleşen kararların maddi anlamda kesin hüküm değeri taşımayacağını kabul etmek bir mahkeme kararının aynı derecedeki başka bir mahkeme tarafından denetlenmesi sonucunu doğurur. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından açılan işe iade davasında davacının iş akdinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş olup, bu karar daha sonra açılacak kıdem ve ihbar tazminatı talepli alacak davası yönünden HMK 303. maddesi anlamında kesin hüküm teşkil eder ve hakimin bunu resen gözetmesi gerekir. Mahkemece, iş akdinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair kesin hüküm mevcut olmasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 18.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.303 HMK md.303
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.