10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2015/24782 E. , 2016/770 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki dosyada, davacı davalı işyerinde 2008 yılı Ocak Ayı ile 2012 yılı Ekim Ayı arasında çalıştığı iddiası ile hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada mahkemece, Ocak 2008-Ekim 2008 tarihleri arasındaki sürede davalı işyerinde çalıştığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından, bu dönemdeki çalışmanın kanatlanamadığı, 20.10.2008- Ekim 2012 tarihleri arasında sürede ise davacının 1479 sayılı yasaya göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu tespit edildiği ve bu sigortalılığının geçerli olmadığı kanıtlamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar yanılgılı ve hatalı değerlendirme nedeniyle isabetsizdir. Şöyle ki dava dosyası içinde davacının teslim alan olduğu adres olarak olarak ‘Beynak’ yazılı olduğu 2008 yılına ait 4 adet akaryakıt veresiye teslim fişinin olması, davalı şirket tarafından davacıyla beraber bir kişiye daha 09.04.2008 tarihinden noterden verilen vekâletnameyle şirket adına kayıtlı motorlu ve motorsuz kara taşıtlarını yurt dışına çıkış ve dönüşü ile gerekli izin, ruhsat, karne gibi tüm belgeleri yetkili resmi makam ve merciler ile Türkiye Turing ve Otomobil Kurumundan almaya, gümrük kapılarında, konsolosluklarda gerekli tüm işlemleri yapıp tüm belgeleri imzalamaya ve yine giriş, çıkış, aktarma, muvakkat giriş ve çıkışlar yaptırmaya vekil olarak atanmış olması, 03.03.2012 tarihli davalı şirkete ait aracı servis teslim fişinde davacının servise getiren kişi olarak yazılı olması, davacının davalı şirket adına 2010-2012 arası çok sayıda tahsilât makbuzu olması, davacı adına talep konusu davalı şirkete ait araçlarda kesilmiş 5 adet trafik para cezası tutanaklarında adres olarak davalı şirketin adresinin yazılı olması, davacının her ne kadar şirket ortaklığından 20.10.2008 tarihli 4/1-b işe giriş bildirgesi olsa da 6552 sayılı kanun gereği 12 aydan fazla prim borcu olduğu ve hiç prim ödemesi olmadığında tescil tarihi itibariyle 4/b sigortalılığın durdurulmuş olması nedeniyle geçerli bir Bağ-Kur sigortalılığı olmadığı bu nedenle somut olayda bir çakışma durumu söz konusu olmaması gerekçesiyle ve yukarıda sayılan delillerde davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.