19. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/3186
- Karar No
- 2016/8697
- Karar Tarihi
- 11.05.2016
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
19. Hukuk Dairesi 2016/3186 E. , 2016/8697 K.
"İçtihat Metni"
Y A R G I T A Y İ L A M I
Davacı ..... vek. Av. ..... ile davalı ..... vek. Av. ..... arasında görülen dava hakkında ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 16/07/2014 gün ve ....E. - .... K. sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 09/11/2015 gün ve .... E. - .... K. sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi ile Dairemizin 09.11.2015 günlü kararı ile bozulmuş olup, anılan bu karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yeniden yapılan inceleme sonucunda; Dava, icra takibine konu 3 adet senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davacının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında alınan 23.05.2014 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu senetlerdeki imzanın davacı borçluya ait olmadığı saptanmış ise de, davacı-borçlu, icra müdürlüğünce düzenlenen, 29.11.2010 tarihli tutanak ile takibe konu borcu kabul ve ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Davacının borcu kabul beyanının yer aldığı tutanak, borçluya ödeme emrinin tebliğinden sonra düzenlenmiş olup somut olayda ihtiyati hacizlerde olduğu gibi icra tehdidi ve manevi baskıdan söz edilemez. Bir başka anlatımla borcu kabul eden davacının daha sonra kabul ettiği borçla ilgili senetlerdeki imzayı inkar ederek menfi tespit davası açması çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğundan dinlenemez. Bu durumda mahkemece "davacının 29.11.2010 tarihli icra tutanağı ile borcu kabul ettiği ve borcun kabulünden sonra senetlerdeki imzanın inkar edilmesinin çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırı olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken "davacının verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, iddiasını ispatlayamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün gerekçesi düzeltilerek onanması gerekirken, ilamda yazılı gerekçelerle bozulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.