3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2016/2024 E. , 2016/8751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı dağıtım şirketinin 47040 numaralı elektrik abonesi olduğunu, geçmiş dönem faturaları 60 TL civarında gelmekte iken, 2012/3. dönem tüketim bedelinin 85.279,30 TL olarak tahakkuk ettirildiğini, bu faturanın haksız olduğunu belirterek; müvekkilinin 60 TL dışındaki fatura bedelinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının söz konusu faturanın tebliğinden itibaren yasal süresi içerisinde müvekkili kuruma itirazda bulunduğunu ve bunun üzerine müvekkil kurum komisyonun 30.03.2012 tarih ve ...sayılı kararı ile davacıya tahakkuk ettirilen 85.279,30 TL lik faturanın iptal edildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm Dairemizin 21.05.2014 tarih 2014/3636 E.- 2014/7914 K. sayılı ilamı ile "O halde; dava tarihinde davalı kurum kayıtlarında dava konusu faturanın halen iptal edilmediği, davacının bu dava kapsamında, önceki aylarda tüketim faturasının aylık ortalama 60 TL geldiğinden bahisle dava konusu faturadan dolayı sadece 60 TL borçlu olduğu kalan 85.219,30 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmesi göz önüne alındığında, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığından bahsedilemeyecektir. 6100 sayılı HMK.'nun 266. maddesinde “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmünü içermektedir. ./.. -2-
Buna göre; mahkemece, yargılamaya devam edilerek, taraf delilleri usulünce toplanmalı ve konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bir rapor alınarak, davalı kurumun davacıdan talep edebileceği miktarın hesaplattırılması suretiyle varılacak sonuç dairesinde bir hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı kurum tarafından 26/03/2012 tarihinde 85.279,30 TL olarak tahakkuk ettirilen ve 06/06/2012 tarihinde 881,00 TL'ye düşürülen fatura dolayısıyla 142,32 TL borçlu olduğunun, 738,68 TL borçlu olmadığının tespitine; alınması gereken 5.825,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ... ne göre 9.210,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan .... nin 13/1-2 maddesine göre 142,32 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m. 326/1) Ancak, feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. (HMK 312/1)
Diğer taraftan, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesinde, HMK'nın yukarıda zikrolunan hükümlerine paralel düzenlemeye cihedine gidilmiş ve "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, menfi tespiti istenilen faturanın, dava tarihi olan 14.05.2012 tarihinden sonra 06.06.2012 tarihinde 85.279,30TL' den 881 TL olarak düzeltilmiş olmakla, bakiye 84.398,30TL yönünden davanın 03.10.2012 tarihli ön inceleme duruşmasından önce konusuz kaldığı, düzeltilen 881 TL meblağlı fatura yönünden ise yapılan yargılama ile tarafların haklılık oranlarının ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sonucunda kısmen haklılık durumu ortaya çıkar ve kısmen kabul ya da kısmen red şeklinde hüküm kurulduğunda, harçlar, diğer yargılama giderleri gibi haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılmaz. Zira, davanın reddi dışında harç daima davalıya yükletilir, ve karar ve ilâm harcı hüküm altına alınan kısım üzerinden hesaplanır. ./.. -3-
O halde; somut olayda mahkemece, davanın kabul edilen kısmı olan 738,68 TL üzerinden karar ve ilam harcı alınması ve davacı vekiline konusuz kalan dava değeri üzerinden 1/2 oranda vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 85.279,30TL üzerinden karar ve ilam harcı alınması ve 85.136,98 TL üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan "Alınması gereken 5.825,42 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına," ifadesinin yerine "Alınması gereken 50,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına," ve "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ..... ne göre 9.210,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " ifadesinin yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ...
6.maddesine göre 1/2 vekalet ücreti olan 4.575,93TL' nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," ifadesinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...