2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2014/19061 E. , 2015/9176 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.05.2015 günü temyiz eden davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: l-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden tarafların mahkemece belirlenen kusurlu davranışları yanında, davacı-davalı erkeğin, eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı-davalı erkeğin boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullan gerçekleşmiş olup, boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan, davalı-davacı kadının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle (HUMK.m.438/son) onanmasına karar verilmesi gerekmiş, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yukarıda 1. bentde açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkeğin kadına göre daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılması karşısında; davalı-davacı kadının maddi ve manevi (TMK.m. 174/1 -2) tazminat taleplerinin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davalı-davacı kadın ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispat ettiğine göre; Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı tedbir nafakası davasının kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.