3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2016/6170 E. , 2016/10139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19 yaşında olduğunu,... Sınıf öğrencisi olduğunu, müvekkilinin öğrenci olması ve derslerinin yoğunluğu sebebiyle çalışmak ve para kazanmak imkanına sahip olmadığını, müvekkilinin babası olan davalının, iş bu davanın açılma tarihine kadar hiçbir ekonomik yardımda bulunmadığını, müvekkilinin öncelikle rızası ile yardımı beklediğini ancak bunun mümkün olamayacağını anladıktan sonra iş bu davayı açmak zorunda kaldığını, davalının 7.000 TL gelirine rağmen müvekkiline hiçbir suretle maddi yardımda bulunmadığını, ünversite hayatı yaşayan müvekkilinin gerek eğitim giderleri anlamında, gerekse sosyal yaşantısı anlamında belirli standardı sağlaması için müvekkili lehine aylık 2.750 TL yardım nafakasının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; aile hekimi olarak görev yaptığını, maaşının brüt olduğunu, 1500,00 TL sağlık ocağı giderlerine harcadığını, eski eşine her ay tazminat bedeli ödediğini, diğer çocuğu ...a da nafaka ödediğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, davacının annesinin lisede müdür yardımcısı olduğunu savunarak 300,00 TL nafakanın yeterli olduğunu, bu şartlara göre makul seviyede nafakanın belirlenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile birlikte dava tarihinden itibaren başlamak üzere davacı yararına aylık 700.-TL yardım nafakasının her ay davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir. Temyize konu uyuşmazlık; mahkemece takdir edilen aylık 700,00 TL nafakanın davacı öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. ./.. -2-
Kural olarak; anne babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. (TMK m. 328/2) Diğer taraftan; herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. (TMK m.364) Bu bağlamda; belirlenecek nafakanın davacının geçinmesi için yeterli, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı olması gerekir. Nafaka miktarı tayin edilirken; davacının ihtiyaçları ve anne babanın geliri gözönünde bulundurulmalı, TMK'nın 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilmelidir. Somut olayda; davacının davalının oğlu olduğu,.... Sınıf öğrencisi olduğu, eğitim ücretinin yıllık 16.000 TL olduğu, davacının annesi ile yaşadığı, annesinin lisede okul müdür yardımcısı olduğu, aylık 2.500 TL geliri olduğu; davalının hekim olduğu, aylık 7.000 TL gelirinin olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca; davacının kardeşi ... tarafından davalı aleyhine aynı bölümde öğrenci olduğu belirtilerek açılan ...Aile Mahkemesinin ... Karar sayılı yardım nafakasına ilişkin dosyada 700,00 TL yardım nafakasına hükmedildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin ...Karar sayılı 21/10/2015 tarihli ilamıyla daha yüksek oranda nafaka takdiri gerekçesiyle hükmün bozulduğu görülmektedir.
Hal böyle olunca; nafakanın niteliği, aynı nitelikteki bozma ilamı, davalı babanın gelir durumu, davacının ihtiyaçları, yıllık eğitim ücreti nazara alındığında, hükmedilen nafaka miktarının az olduğu, davacının zaruri ihtiyaçlarını karşılamayacağı kanaatine varıldığı, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek, daha yüksek oranda nafaka takdiri için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...