Esas No
E. 2014/9456
Karar No
K. 2016/6869
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2014/9456 E.  ,  2016/6869 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ....'nden 15.05.2009 tarihinde ... marka ... tipi 2009 model ... plaka sayılı aracı satın aldığını, satıcı firmanın telkini üzerine fabrika garantisine ek olarak davalı ... şirketine garanti sonrası için 2 yıl daha sigorta yaptırdığını, satın aldığı aracın ilk 2 yıllık fabrika garantisinin bitmesinden sonra ve fakat uzatılmış garanti süresi içerisinde 14.1.2012 tarihinde aracın çekişten düşmesi ve ikaz lambalarının yanması şikayeti ile yetkili servise başvurduğunu, serviste gerekli tamirin yapılmış olmasına rağmen aynı arızaların 23.8.2012, 12.2.2013, 18.12.2013, 25.2.2013, 13.11.2013 ve 27.3.2013 tarihlerinde müteaddit defa tekrarlandığını, davalı ... şirketinin parça değişiminin teminat kapsamında olmadığını bildirildiğini, yapılan tüm ihbar ve tetkiklere rağmen aracın arızasının giderilemediğini, davalı ...nin artı 2 yıl garanti sunacağını taahhüt ettiğini, internet sitesindeki reklam ve ilanlarında ve bilgilendirme amacıyla verdiği yazılarda yanıltıcı ifadeler kullandığını iddia ederek dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, uygun görülmemesi halinde ayıp oranında bedel indirimi yapılarak, farkın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... şirketi tarafından temyiz edilmiştir.

1.Davalı ... hakkında kurulan hükme yönelik tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacının talep sonucunun onarım hakkına yönelik olmayıp, aracın misliyle değişimi veya bedelinin tenzili istemine ilişkin olup, bu talep sonucu yönünden davalı ... şirketine pasif husumet düşmeyeceği gözetildiğinde takdir edilen maktu vekâlet ücretinin yasal olduğunun anlaşılmasına göre sigorta şirketi hakkında kurulan hüküm yönünden tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davalı .... hakkında kurulan hükme yönelik davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı, satın aldığı aracın ayıplı olduğunu belirterek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bu talebinin kabul görmemesi halinde ise ödediği satış bedelinden indirim yapılmasını talep etmiştir. Satışa konu aracın normal kullanımı sırasında çekişten düşmesinin 2013 yılı içerisinde 5 defa tekrarladığı, onarım hakkının kullanılmasına rağmen aracın tamir edilemediği, belirlenen arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmayıp imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde bulunduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki mahkemece, araçtaki arızanın DPF parçasının değiştirilmesi ile giderilebileceğinden satıcı ...’nin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı “ Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir.”, Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “ Tüketici Onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir.” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “ ... tüketicinin onarım hakkını kullanılmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen garanti süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması durumunda tüketicinin malın ücretsiz olarak değiştirilmesini talep edebileceği” hükmü mevcuttur. Somut olaya gelince; belirtmek gerekir ki, davaya konu araçtaki arıza 2 yıllık garanti süresinden sonra ve fakat ek garanti süresi içerisinde gerçekleşmiş olduğu gözetildiğinde, ek garanti süresi içerisindeki üretimden kaynaklanan gizli ayıplar nedeniyle gereken tamir ve onarım bedelinin sigorta poliçesi gereği davalı ... şirketinin sorumluluğunda ise de, diğer seçimlik haklar yönünden 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde sayılanlardan satıcı olan davalı ....’nin sorumlu olduğu tartışmasızdır. 4077 sayılı yasanın 4. maddesinin 2.fıkrasında, “Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki, tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, “çekişten düşmesi”nin imalat kaynaklı olduğu saptandıktan sonra, aracın imalattan kaynaklı bu arızası nedeniyle araçta meydana gelecek değer kaybı hesaplanmamıştır. Bu durumda mahkemece, araçtaki “çekişten düşme” kusuru nedeniyle aracın değerinde meydana gelecek değer azalması konusunda bilirkişiden ek rapor aldırılarak değer kaybı belirlendikten sonra, ayıbın niteliğine göre davacının seçimlik haklarından aracın misli ile değişim hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağı, araçtaki ayıp nedeniyle dört seçimlik hakkından bedel indirim uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle .... hakkında verilen karara yönelik tarafların temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bentte açıklanan nedenlerle .... hakkında verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.