13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/2834 E. , 2016/7238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki malın ayıplı olmasından kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkili ... ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme ile ... parselde kayıtlı Tulipa Villaları adlı yerden 88 nolu villanın alımı hususunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkili ...’in 25.05.2005 tarihinde sözleşmedeki hakkını eşi olan diğer davacı ...’e devrettiğini, yapılan sözleşme gereğince villanın 31.12.2007 tarihinde eksiksiz şekilde teslim edilmesi gerektiğini, ancak henüz teslim edilmediği gibi imalatta bir takım eksikliklerin mevcut olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/101 D.İş sayılı dosyası ile teslim edilmeme ve eksik işler sebebi ile uğranılan zararın tespitinin yaptırıldığını, eksik işler bedelinin 10.250,00 TL olarak tespit edildiğini, bundan başka teslim tarihi olan 31.12.2007 tarihinden sonraki 3 aylık ek sürenin bitim tarihi olan 31.03.2008 tarihinden itibaren geçen 14 ay için aylık 1.000,00 ABD Doları olmak üzere 14.000,00 ABD Doları ödenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın zamanında teslim edilmemesi nedeni ile aylık 3.000,00 TL’den 16 aylık mahrum kalınan kira bedelinin de 48.000,00 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak sureti ile 21.895,00 TL cezai tazminat, 10.250,00 TL eksik işler bedeli ve mahrum kalınan kira bedeli olarak da 3.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı davanın reddini dilemiş, karşı davasındada; davaya konu villada sözleşme dışı, faydalı ve değer artırıcı bazı imalatlar yaptığını, yapılan bu değer artırıcı işlemlerin toplamının şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacıların davasının reddine, davalı karşı davacı ....’nin davasının 11.12.2013 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar-karşı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar-karşı davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacılar-karşı davalılar vekili eldeki dava ile taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince, 31.12.2007 tarihinde eksiksiz şekilde teslim edilmesi gereken villanın henüz teslim edilmediğini, imalatta da bir takım eksikliklerin mevcut olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak sureti ile 21.895,00 TL cezai tazminat, 10.250,00 TL eksik işler bedeli ve mahrum kalınan kira bedeli olarak da 3.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı, davacının villayı temmuz 2008’de teslim aldığını, bu tarihten itibaren ortak giderlere katılım payı ödediğini, aksi düşünülse bile davacının değişik iş dosyasına başvuru tarihi olan 17.03.2009 tarihinde davaya konu taşınmazı teslim aldığının kabulü gerektiğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazda gizli ve açık ayıp olarak nitelendirilecek bir tespitte bulunulmadığı, teslim edilmesi gereken tarihlerden önce doğalgaz ve elektrik abonelik işlemlerinin yaptırıldığı gerekçesi ile davacı yanın davasının reddine karar verilmiş ise de; davacılardan ... ile davalı şirket arasında akdedilmiş bila tarihli “... Kaba Yapı Teknik Şartnamesi” başlıklı belgeye göre; taşınmazın teslim tarihinin 31.12.2007 tarihi olarak belirlendiği, söz konusu tarihte teslim edilmediği takdirde ise alıcıya 1.000 USD aylık kira bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada teslim tutanağı bulunmadığına göre, davacı yanın eksik işlerin tespitinin yapılabilmesi amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/101 D.iş Sayılı dosyasına başvuru tarihi olan 17.03.2009 tarihinin davaya konu taşınmazın davacı yana teslim tarihi olarak kabulü zorunludur. Buna göre, davacı yan geç teslim nedeniyle kira kaybına ilişkin tazminat isteyebilir. Öyle ise mahkemece anılan sözleşmeye göre ve davacının dava dilekçesindeki talebi de göz önüne alınarak, kararlaştırılan teslim tarihi olan 31.12.2007 tarihinden sonraki 3 aylık ek sürenin bitim tarihi olan 31.03.2008 tarihinden dairenin teslim tarihi olarak kabul edilen 17.03.2009 tarihi arasında geçen süreye ilişkin kira kaybına hükmedilmesi gerekirken aksine, düşüncelerle davanın kira kaybına ilişkin tazminat yönünden de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3.4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanununun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Ayıp kavramı ile eksik iş ise birbirinden farklıdır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Eksik iş ise; sözleşme konusu işlerin yapılmaması, yani hiç yapılmayan iştir. Eksik ifa ise, Kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun’un 4 maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, 06.06.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda; değişik iş dosyasındaki keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna atıf yapıldığının, yargılama sırasında yapılan keşifte de duvarlarda nem alma probleminin bulunduğunun, alçı ve sıvanın buralarda kabarmış ve dökülmüş olduğunun, banyoda nemden dolayı duvar seramiklerinin açılmış, hatta bazılarının düşmüş olduğunun belirtildiği; ileri sürülen ayıpların mahiyeti yönünde bir değerlendirme yapılmadığı, 28.10.2013 havale tarihli bilirkişi 3. ek raporunda ise; değişik iş dosyasında tespit edilen eksikliklerin hepsinin eksik iş olarak sınıflanabileceğinin belirtildiği, bununla birlikte eksik iş olarak belirtilen hususların neden eksik iş olarak kabul edildiğine ilişkin dayanak ve gerekçelerin gösterilmediği, bu hususta denetime elverişli bir rapor ihdas edilmediği, yargılama sırasında keşif esnasında da tespiti yapılan hususlarla ilgili yeterli bir değerlendirme de yapılmadığı, bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının iddiaları ile ilgili olarak konusunda uzman bilirkişi kurulundan dayanaklarını gösterir hakim, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, eksik, açık ve gizli ayıplı işlerin ayrımı yapılmalı; davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği de saptanmak sureti ile toplanan delillere ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı yanın davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.