Esas No
E. 2015/15203
Karar No
K. 2016/9309
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2015/15203 E.  ,  2016/9309 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki geçici abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin... ..nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, iskanın alınmamış olması nedeniyle su aboneliğinin gerçekleşmediğini, elektrik aboneliğinin mevcut olduğunu, su aboneliğinin yapılmaması nedeniyle mağdur olduğunu ileri sürerek, geçici abonelik tesisine karar verilmesini talep ve dava etiştir.

Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; ''...dava konusu taşınmazı değerlendirirsek, yapı ruhsat tarihinin 02.06.2006 olması nedeni ile, geçici 11.maddenin yürürlük tarihi olan 26.07.2008 tarihinden önce yapı ruhsatı alındığı için ruhsat tarihi şartı gerçekleşmiştir.

İkinci olarak taşınmazın yapı ruhsatına ve fenni gereklere uygun yapıldığının ispatı gerekmektedir. Bunun içinde yapı ruhsatı, statik raporu veya bu nitelikte bir belgenin sunulması gerekmektedir. Ancak, sunulan bu belgenin aynı zamanda dava tarihinden önce düzenlenmiş bir belge olup, davacının dava açmadan önce kuruma başvurarak abonelik isteminde bulunduğu halde, isteminin reddi sonucu bu davanın açıldığının da ispatı gerekmektedir. Zira, Yargıtay 3.HD'nin 27.02.2014 tarih ... Karar sayılı kararı ile, davadan önce başvuruyu bir ön şart olarak kabul etmiştir.

Bu noktada davacı tarafın sunmuş olduğu belge dava tarihinden önce düzenlenmiş olan bir belge olsa da, bu belgenin yine geçici 11. maddenin düzenlediği manada binanın yapı ruhsatına ve fenni gereklere uygun olarak yapıldığını tereddütsüz olarak ortaya koyacak nitelikte olmadığı, 31.12.2006 tarihli seviye tespit tutanağına göre taşınmazın %80 oranında tamamlandığının belirtildiği, seviye tespit tutanağının zaten yeterli bir belge olmaması yanında, tutanaktaki oranının da binanın maddi varlık olarak projesine uygun şekilde tamamlanamadığını gösterdiğini, zira uygulamada, ancak %80 tamamlanma oranı binanın maddi olarak bittiğini, kalan %20 lik kısmın ise müteahhit borçları vb.gibi yasal eksiklikler olduğunun kabul etmektedir. .../... -2-

Yine bu noktada, talebin haklılığının değerlendirilmesi bakımından keşif yapılarak bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekmekle; davacının zaten dava açarken elinde geçici 11.maddenin aradığı belgelerin olmadığını, davalıya sunmadan doğrudan dava açtığını -yani dava tarihi itibari ile- davasında haksız olduğunu ortaya koyacaktır. Davalının 11.maddedeki belgeler sunulmadan abonelik oluşturması beklenemeyeceği... ...bir an için keşif yapılarak bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerekmekle; öncelikle, böyle bir uygulama davacının zaten dava açarken elinde geçici 11. maddenin aradığı belgelerin olmadığını, davalıya sunmadan doğrudan dava açtığını -yani dava tarihi itibari ile- davasında haksız olduğunu ortaya koyacaktır. Davalının 11. Maddedeki belgeler sunulmadan abonelik oluşturması beklenemeyeceği... ...bir an için keşif yapılarak rapor alındığını var sayarsak da, bu kez de alınan raporlardaki değerlendirmenin binanın projesine ve fenni gereklere uygun yapıldığını net olarak belirtilmesi şeklinde olması gerekmektedir. Oysa dosyaya sunulan emsal dosya raporları incelendiğinde görüleceği üzere; bilirkişiler "...yapılan yüzeysel incelemeye göre statik açıdan tehlike arz etmediği ... " gibi son derece muğlak bir ifade kullanarak abonelik tesisi yönünde görüş beyan etmişlerdir. Ancak raporlar bir bütün olarak okunduğunda, bilirkişilerin hiçbir net bilimsel değerlendirmeye girmeyip, kendileri açısından hiçbir sorumluluk doğurmayacak şekilde beyanda bulundukları görülecektir. Bilirkişilerin bunun ötesinde yapacakları birşeyi de yoktur esasında, zira yapı denetim sistemi tam da bu nedenle oluşturulmuş bir sistemdir. Bir binanın yapı ruhsatına ve fenni gereklere uygun olarak yapıldığı ancak binayı yapımının her aşamasında fiilen ve sürekli olarak takip eden kuruluş tarafından belirlenebilecektir. Bunun dışında kimsenin bunu yüzeysel bir inceleme veya birtakım varsayımlar ile belirlemesi mümkün değildir. Böyle bir iddia akla ve bilime de aykırı olacaktır. Öyleyse belirlenemeyecek bir durum için keşif yapmanın bir gereği yoktur. Sunulan emsal rapor da tamda yukarıda açıklanan şekilde olup, geçici abonelik kurulması için yeterli değildir.

Aynı binaya ilişkin verilmiş olan kabul kararları ve emsal dosyaların bulunduğu gerçeği açısından ise; mahkemenin kanun maddesi ve gerekçesini açıklayarak hatalı bulduğu bir emsal karara uyması beklenemez. Yukarıda açıklandığı üzere geçici 11. Madde takdir hakkı tanımayan net düzenleme içeren bir maddedir. Üç şartın birlikte bulunması halinde abonelik verilecek, bulunmaz ise verilmeyecektir. Üç şartın üçüde somut-net-tereddütsüz şartlardır. Yapı ruhsat tarihi nettir, başka abonelik kaydı nettir, yapı ruhsatına ve fenne uygun yapılması net (en azından bilimsel ve net) olması gereken bir durumdur. Bilimin olduğu yerde ise takdir hakkı olamaz. Binanın yapı ruhsatına ve fenni gereklere uygun yapıldığı kanunun aradığı şekilde ispat edilmelidir....

Davacı tarafça sunulan emsal mahkeme bilirkişi incelemeleri de yukarıda açıklanan gerekçelerle, geçici abonelik kurulmasına uygun olmadığından'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, davacının konutuna geçici abonelik tesisinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. .../... -3- Dairemizin değişen ve yerleşen uygulamasına göre; davacının iddiası ve davalı vekilinin savunması ile taraflar arasında su aboneliğinin tesisi hususunda muarazaanın çıktığı kabul edilerek, işin esasına yönelik inceleme yapılmalıdır.

Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 30 ve 31. madde hükümlerine göre, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan yerlerde abonelik tesisi mümkün olmayıp, dava konusu dairenin bulunduğu binanın yapı kullanma (iskan) izninin alınmadığı, dairenin elektrik aboneliğinin bulunduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle konuya ilişkin mevzuatın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

26.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5784 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 25. maddesi ile 3194 Sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 11. madde;"Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir.

Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz." hükmünü içermektedir. Öte yandan, ... Tarifeler Yönetmeliği’nin 30/d maddesinin yollamasıyla, anılan Tarifenin “Abonelik türleri” başlıklı 6/h maddesi, “…Abonelerin gruplandırılmasıyla, tarifelerin uygulama esasları aşağıda açıklanmıştır. ... Geçici aboneler: ... Yapı ruhsatı bulunup da, elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedeninin; -Sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere, -Binanın tamamından kaynaklanmayıp, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması halinde, bu aykırılığın binanın taşıyıcı unsurlarını etkilemeyen ve teknik açıdan tamamında oturulmasında sakınca olmadığının belgelenmesi şartıyla yapı ruhsatına uygun bağımsız bölümlerine, -Binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere, Yapı Kullanma İzni Belgesi alınıncaya kadar geçici olarak, kullanım türüne göre su verilen aboneliklerdir…” hükmünu içermektedir. .../... -4-

Buna göre, yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin; sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde, geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.

Bu durumda, mahkemece, abonelik tesisi istenen dairenin bulunduğu binanın yapı (inşaat) ruhsat tarihinin 02.06.2006 olması, dava konusu yerde elektrik aboneliğinin bulunması ve bu şekilde davacının belediyecilik hizmetlerinden yararlanıyor oluşu, yapıya ilişkin diğer bazı dairelerde su aboneliğinin bulunduğu iddiası da dikkate alınarak, konusunda uzman bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak, abonelik tesisi istenen daire için yukarıda anılan İmar Kanununun geçiçi 11. maddesinde belirtilen şartların oluşup oluşmadığı, ... Tarifler Yönetmeliğinin yukarıda anılan hükümleri de göz önüne alınarak, geçici abonelik tesisi için bir sakınca olup olmadığı hususlarında, hüküm kurmaya yeterli, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde, bilirkişiden ayrıntılı ve açıklayıcı bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog