8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/20301 E. , 2016/10606 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
1.Alacaklı vekili, davayı maktu harç yatırarak şikayet istemli olarak açmıştır. Başvuru dilekçesinde; 10.12.2013 tarihinde yapılan hacizde, 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddiası haksız olup İcra Müdürlüğü'nce takibin devamına karar verilmesi gerekirken, hukuka ve yasalara aykırı olarak takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ olduğunu, adreslerinin aynı olduğunu açıklayarak haksız ve yasaya aykırı olan İcra Müdürlüğü'nün 13.12.2013 tarihli işleminin kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmesini talep etmiş; 20.03.2014 tarihli ilk oturumda, alacaklı vekili dava dilekçesinin içeriğini tekrar ettiğini beyan etmiştir.
Davalı 3. kişi vekili de, 27.1.2014 havale tarihli dilekçesinde, İcra Müdürlüğü tarafından verilen kararın kaldırılması şikayet yoluyla istenilmiş ise de, Müdürlük kararının kanuna ve hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, 3. kişi vekili hükmün temyizine yönelik dilekçesinde de, alacaklı vekilinin talebinin, maktu harca tabi icra memurunun işlemini şikayet olduğunu vurgulamıştır.
Mahkemece, haciz adresi ile borçlu adresinin aynı olduğu, davalı 3. kişi ile borçlu şirketin ortaklarının soyadı benzerliğinin muvazaa iddialarını güçlendirdiği, aynı alanda faaliyette bulunulmasının davacı yararına olan karineyi pekiştirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlıdır. H.M.K'nun 33. maddesine göre ise, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bu ilkeler ışığında, yukarıda da ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere, dava dilekçesi içeriğindeki anlatımdan ve davacı vekilinin duruşmadaki beyanından, uyuşmazlığın, memur muamelesini şikayet niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Şikayetçi alacaklı vekili maktu harç yatırmak suretiyle İcra Mahkemesi'nden, İcra Müdürlüğü'nün 13.12.2013 tarihli,
İİK'nun 99. maddesinin uygulanmasına ilişkin kararının kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece, alacaklı vekilinin istemi yanlış nitelendirilerek, ortada bir istihkak davası olmadığı halde, yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi usul ve Yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.