13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/40530 E. , 2016/7984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl davada; davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından komisyon, dosya masrafı ve yapılandırma ücreti adı altında 3.069,54 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek yapılan haksız bu kesintinin, kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, birleşen 2013/3091 esas sayılı davada ise davalı banka, davacıya kullandırılan kredi sebebiyle kesilen 800,00 TL masrafın iadesine ilişkin Yenimahalle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 09.05.2013 tarihli ve 11577 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. Davalı banka, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı eldeki dava ile davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi nedeniyle kendisinden farklı isimler altında tahsil edilen bedellerin iadesini istemekte olup, dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, davalı banka tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarını tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir. Davacı, davalı bankadan 135.000,00 TL bedelli 20.01.2011 tarihli konut kredisi kullanmıştır. Bu kredi için davalı banka tarafından 436,60 TL ekspertiz, 800 TL tahsis, 112,61 TL sigorta, 78,75 dekont, 1.666,67 TL erken ödeme ücreti olmak üzere 3.094,63 TL kesinti yapılmıştır. Davacı, 24.07.2012 tarihinde 85.000,00 TL toplu ödeme yapmak suretiyle kredi, bakiye borç miktarı olan 14.495,38 TL üzerinden yeniden yapılandırılmıştır. Dolayısıyla kesinti yapılan 1.666,67 TL erken ödeme değil yapılandırma masrafıdır. Aynı doğrultuda sabit taksitli ve sabit faiz oranlı konut finansman kredilerinde, faiz oranlarındaki düşüş nedeniyle aynı bankadan olmak kaydı ile yeni faiz oranları üzerinden ödeme miktarları ve tarihlerinin yeniden yapılandırılmasına dair işlem, yasal mevzuat kapsamında erken ödeme niteliğinde bulunmayıp bu tür durumlarda da, tüketicilerden yapılandırma ücreti veya komisyon adı altında yapılan tahsilatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Kesinti yapılan 800 TL tahsis ücreti, TSHH kararına konu edilmiş ve iadesine karar verilerek davalı bankanın itirazı üzerine birleşen davanın konusu olmuştur. Bir yandan gerekçe kısmında 800,00 TL’nin davacıya iadesinin haklı olduğu ve TSHH kararının yerinde olduğu kabul edilerek hüküm kısmında davanın reddine karar verilmesi ve reddedilen kısma ilişkin vekâlet ücretine de hükmedilmemesi çelişkidir. Öte yandan, bilirkişi ve mahkemenin kabulünün aksine davacı, dilekçesinde 78,75 TL dekont ücretini de talep etmiştir. Ayrıca, dosya içinde sigorta poliçesi bulunmadığından kesinti yapılan sigorta masrafının da davacıya iade edilmesi gerekir. Ekspertiz ücretinin 150,00 TL’si, dava dışı ...nce faturalandırılmış, 287,00 TL ise davacının hesabına yatırılmıştır. Mahkeme, 436,60 TL ekspertiz ücretinin faturalandırıldığını kabul etmiştir. Davalı tarafça değerleme şirketine ekspertiz ücreti ödendiğinin ileri sürülmesi ve buna ilişkin fatura ibraz edilmesi ve bir kısmının da davacının hesabına iade edilmesi karşısında Mahkemece bu hususlarında incelenmesi gerekir. Sonuç olarak, her ne kadar Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemenin kabulü ile hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime açık olmayıp rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemenin gerekçesi yetersiz ve aynı zamanda gerekçe ile hükümde çelişkiler bulunmaktadır. Hüküm, davacı tarafın ileri sürdüğü iddia ve belgelerin değerlendirilmesini içermemekte, taraf iddialarını karşılamamaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece kredi için ne kadar kesinti yapıldığı zorunlu, makul ve belgeli dosya masraflarının nelerden ibaret olduğu hususunda gerektiğinde yeniden uzman bilirkişi marifetiyle çelişkileri giderecek açıklamalı, taraf, hâkim ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak suretiyle karar sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yetersiz gerekçe ve çelişkili hüküm ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.