Esas No
E. 2016/9704
Karar No
K. 2016/5383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2016/9704 E.  ,  2016/5383 K.

"İçtihat Metni"

... Müdürlüğünün 03.07.2015 gün ve 2015/14082/44958 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.07.2015 gün ve 2015/254726 KYB. sayılı ihbarnamesi ile; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...’ın, aynı Kanun'un 359/1 -b, 359/b 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve iki kez 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/1,6,7. maddesi gereğince sanığın hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2014 tarihli ve 2012/1249 esas, 2014/402 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;

Sanığın adlî sicil kaydında yer alan.... Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/145 esas, 2009/862 sayılı kararının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olan 10/09/2009 tarihi olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/5. maddesine göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde ve sanık hakkında mükerrir olduğu gerekçesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ertelemeye ilişkin 51. maddesi hükmünün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:

19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (Ek fıkra: 11.01.2011 - 6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir aynı Kanunun 21/2. maddesine göre (Ek Fıkra: 11.01.2011 - 6099 S.K./5. mad.) gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” Anılan Kanunun 35/2. maddesinde ise “Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini taşımaktadır. Tebligat Kanununun anılan maddelerine aykırı tebligat yapılması usulsüz olacağından, usulsüz olarak tebliğ edilen bir kararın kesinleşmesi de mümkün olmayacaktır. 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır.

İncelenen dosya içeriğine göre; hükmün 12.02.2015 tarihinde, sanığın, yakalama emri üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.06.2014 tarih, 2014/106 D.İş sayılı kararı ile savunması alınırken bildirdiği en son adresi ile yine aynı tarihte mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, bu adreslere daha önceden geçerli bir tebligat yapılmadığı gibi, yukarıda açıklanan Yasa hükümlerine göre, adres kayıt sisteminde adresi tespit edilebilen sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının da yerinde olmadığı cihetle, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle,... Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2014 gün ve 2012/1249 Esas, 2014/402 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca bu aşamada REDDİNE, tebligat eksikliğinin mahkemesince giderilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.