11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2015/8849 E. , 2016/5654 K.
"İçtihat Metni"
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.09.2015 gün ve 2015-E.18838/60395 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.10.2015 gün ve KYB. 2015/320763 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/2014 tarihli ve 2014/283 esas, 2014/481 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'a 6008 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile eklenen 231/6-son maddesinde yer alan “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” hükmüne aykırı olarak sanığa hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 6. fıkrasına 22.07.2010 tarih ve 6008 sayılı Yasayla eklenen cümlede "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." 12. fıkrasında "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." 271. maddesinin 1. fıkrasında "Kanunda yazılı olan haller saklı kalmak üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafii veya vekil dinlenir." 2. fıkrasında "İtiraz yerinde görülürse, merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." 4. fıkrasında ise "Merciin, itiraz üzerine verdiği kararları, kesindir;......." hükümleri yer almaktadır.
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 gün ve 2010/9-47 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamı ile Dairemizin benzer nitelikteki yerleşik kararlarında belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için objektif ve subjektif koşulların bir arada bulunmasının gerektiği, bu şartların, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kabul etmesi, daha önce kasıtlı başka suçtan sabıkasının bulunmaması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri itibariyle ve duruşmadaki tutum ve davranışlarına göre yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate varılması, suçun işlenmesiyle oluşan mağdur ve kamunun zararının aynen iade, tazmin ve önceki hale getirme suretiyle giderilmesinden ibaret olduğu; bu açıklamalar karşısında, sanığın CMK'nın 231. maddesinin uygulanması isteği bulunup bulunmadığı hususunun objektif uygulama "koşulu" kapsamında kaldığı cihetle; mahkemece 25.07.2010 gün ve 27652 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesiyle getirilen ek cümle gereğince, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmasını isteyip istemediğinin sorulması ve bu hususun itiraz merciinin denetimine olanak sağlayacak biçimde saptanması gerekmektedir.
İncelenen dosya içeriğine göre; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasının son cümlesi hükmünün dikkate alınmadığı ve sanığın isteği olup olmadığının araştırılmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.12.2014 tarih, 2014/283 esas, 2014/481 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.