1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2014/17735 E. , 2016/5749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen; tapu iptal tescil - tenkis davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptal -tescil isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan miras payı oranında tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, 05/09/2010 tarihinde ölen mirasbırakanı ...'ün, maliki olduğu 3, 18, 34 ve 88 parsel sayılı taşınmazları davalı oğluna 12/10/2004 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini yapılan işlemin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, mirasbırakanın bakımının sağlanması amacıyla temlikte bulunduğunu ve murise ölümüne kadar baktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “....Somut olaya gelince; miras bırakanın sağlığında davalı ile birlikte aynı çatı altında hayatını idame ettirdiği, ölmeden 10 yıl öncesinden itibaren gözlerinin görmediği, bakıma muhtaç olduğu, tüm sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarının davalı tarafından karşılandığı ve murise hayatı boyunca bir evladın ebeveynine bakmakla ve göstermekle yükümlü olduğu şartların fevkinde ilgisini ve hizmetini esirgemediği dosya kapsamı ile sabittir. Ancak, miras bırakanın elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekeceği de kuşkusuzdur. Nevar ki, mahkemece bu yönde yeterli bir araştırma yapıldığı söylenemez. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle bir araştırma yapılıp tarafların tüm delillerinin toplanması, somut olgularla birlikte değerlendirilmesi, murisin geride kalan malvarlığının değerininde keşfen saptanması, temlik edilen taşınmazlarla kıyaslanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; kabul edilen paya göre harca hükmedilmemiş olması da isabetli değildir.” gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan araştırma, inceleme ve soruşturma sonucunda; çekişmeli 137 ada 3, 116 ada 18, 128 ada 34 ve 114 ada 88 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin mirasbırakan tarafından yapılan temliki işlemlerde muvazaa olgusunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, pay oranında iptal ve tescil istemiyle açılan davalarda, dava değeri: davacının dava konusu taşınmaz üzerinde miras payına karşılık gelen değeri olup karar ve ilam harcının bu değer üzerinden hesaplanması gerektiği halde dava konusu taşınmazların değerinin tümü üzerinden harca hükmedilmesi doğru değil ise de anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hüküm fıkrasının 3. bendinden “11.367,80 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine "5.609,66 TL" ibaresinin yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.